Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Cari kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Akan, Akar, Geçerli, Yürür, Yürürlükte Olan, Olagelen, Geçen - Sabretmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dayanmak, Hazmetmek, Katlanmak
- Gülmeceli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mizahi
- Muteber kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değerli, Geçerli, Güvenilir, Saygın, Yalımlı, İnanılır
- Dünya kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yerküre, Yer Yuvarlağı, Âlem, Camia, Cihan, Çevre, Devran, Dış, Diyar, Herkes, Kâinat, Küre, Ortam, Yer, Yeryüzü, Zemin, El Gün, Acun, Evren
- Anımsamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hatırlamak
- Ekspansiyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yayılım
- Saltık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Salt, Mutlak; Azat, Hür
- Çekme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekmece
- Ecdat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Atalar, Dedeler, Ata
- Seçkin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güzide, Kibar, Mutena, Seçme, Üstün, Elit, Mümtaz
- Heveslenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Özenmek
- Mitralyöz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Makineli
- Etekserpen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pasaklı
- Bilgili kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Malumatlı, Malumattar, Malumat Sahibi, Haberli, Agâh, Haberdar, Uyanık
- Siyasetçi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Siyasi
- Vira kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arasız
- Devrolmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geçmek
- Ortaklaşa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İşbirlikli, Kolektif, Müştereken, Birge, Birlikte
- Kocabaşı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Muhtar
- Fark kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayrım, Üstelik, Tefrik, Başkalık
- Seslenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çağırmak, Çığırmak, Haykırmak, Ünlemek, Hitap Etmek
- Dejenere Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yozlaşmak
- Sarp kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dik, Güç, Yalçın, Sert, Diklik, Yalman, Güçlük
- Gerçekli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Muhakkak
- Aksırma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aksırık
- Çökelge kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Balçık, Bataklık
- Himaye Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Esirgemek, Gözetmek, Kayırmak, Kollamak, Korumak
- Mani kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Engel, Önleyici
- İstikrar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Denge, Karar Tutma, Sabitlik, Kararlılık
- Şetaret kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Neşe, Sevinç, Şenlik
- Doyunmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doymak
- Tahsis kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayırma, Özgüleme, Örüleme; (Aylık) Bağlama
- Bitiren kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tüketici
- Sözcü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vekil
- Hırgür kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekişme, Dalaşma, Kavga
- Yaddaş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hafıza
- Paspas kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayaksilen, Silecek
- Tansık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mucize, Şaşırtıcı, Doğaüstü Olgu
- Muhafazakârlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tutuculuk
- Komşu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bitişik, Mücavir
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü