Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Yitim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kayıp - Meyus Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üzmek
- Kavga kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dövüş, Cenk, Hengâme, Hırgür, Hırıltı, Savaş, Çaba, Mücadele
- Dü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İki
- Sağlama kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tedarik, Temin
- Yatılı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Leyli
- Çıkarcı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Menfaatperest
- Numan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kan
- Cilalamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Parlatmak, Övmek
- İmamkayığı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tabut
- Karasal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Berri
- Kurum kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cemiyet, Çalım, Gösteriş, Gurur, İs, Kasıntı, Kuruluş, Müessese, Tekebbür, Tesis, Büyüklenme, Azamet
- Epope kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Destan
- Manen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ruhça, Duyguca, Gönülce
- Naziklik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nezaket
- Önel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mehil, Mühlet
- Harbe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Harbi
- Sağ Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yaşamak
- Stüasyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Konum
- Kofa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Saz
- Entelektüel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aydın, Münevver
- Kefaret kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Diyet
- Yeminsiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Antsız
- Koklamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kokmak
- Emek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çaba, Çalışma, Ceht, Himmet, İş, Mesai
- Zırhlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Savutlu, Koruyuculu
- Sıkılmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bunalmak, Utanmak
- Medeni kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kültürel, Uygar
- Ansızın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Birden, Birdenbire, Ani, Anide, Aniden, Ansız, Apansız, Apansızın, Dangadak, Defaten, Durup Dururken, Fücceten, Gürpedek, Larp, Larpadak, Patadak, Pattadak, Rappadak, Şakkadak, Şapadanak, Şappadak, Şırakkadak, Bedaheten, Fücceten, Nagehan, Vehleten, Gafleten, Ani Olarak, Nagehani, Hiç Beklenmedik Bir Anda
- Marj kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pay
- Emreylemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Buyurmak
- İtaatkârlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Teslimiyet
- Kırba kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Matara
- Aktifleşmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Etkinleşmek
- Mazhar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ergin, Erişmiş, Erişen
- Bilen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alim
- Sungur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Akdoğan
- Bakış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nazar, Göz
- Havadis kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Haber
- Yinelemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tekrarlamak, Tekrar Etmek
- Kitapçık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Risale
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü