Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Bucak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Açı, Kasaba, Kenar, Köşe, Nahiye, Yer, Zaviye - Esrarlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gizemli, Esrarengiz
- Minimal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Asgari
- Tezyinat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Süs
- Efemine kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kadınsı
- Yakışır kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uygun, Yaraşıklı
- Mitos kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Söylence, Mit
- Esir Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alıkoymak
- Müzd kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ücret
- Tevazukâr kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alçak Gönüllü
- Sena kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Övgü
- Aksama kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arıza
- Tiryaki kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağımlı, Vazgeçemeyen
- Tepme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tekme
- İrdelemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tetkik, Araştırmak, Tetkik Ve Tetebbu Etmek, Mütalaa Etmek
- Müstahak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yaraşır, Layık, Hak Etmiş
- Sayma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ad, Telakki
- Devlet Kuşu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Umulmadık Talih
- Açgöz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Açgözlü, Haris, İhtiraslı, Tamahkâr
- Statik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Durgun, Dengesel, Durambilim, Duruk, Dural
- Mükedder kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kederli, Üzgün
- Gül Destesi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Buket
- Kahpecik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oynak
- Silahlanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pusatlanmak
- Bakmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aramak, Beslemek, Denemek, Görmek, Gözetmek, İlgilenmek, İncelemek, Karışmak, Korumak, Seyretmek, Uğraşmak
- Etnografik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Budunbetimsel
- İtibarsız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değersiz, Kalleş, Kaypak
- Üniversite kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Darülfünun, Birdem, Fakülteler Birliği
- Havadar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dayı, Torpil, Velinimet, Havası Bol, Yeleken, Yeles
- Akış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Akın, Cereyan
- Zatülcenp kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Satlıcan
- Kol kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bölüm, Branş, Dal, Destek, Dizi, Düzen, Grup, Kanat, Karakol, Kısım, Şube, Tutacak
- Tenkit Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eleştirmek
- Vasat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ortalama, Orta, Muhit, Ortam, Şerait, Ara
- Canavar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dev, Ejderha, Kurt
- Mevlit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doğum
- Şaşırma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hayret
- İnikat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anlaşma
- Sınalga kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kamera
- Ruhlu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Canlı
- Cihat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Din Savaşı, Gaza, Savaş, Harp
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü