Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Statik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Durgun, Dengesel, Durambilim, Duruk, Dural - Gezim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uzun Yolculuk, Seyahat
- Dermek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Derlemek, Toplamak, Teker Teker Toplamak, Devşirmek
- Önemsemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mühimsemek, Saymak, Takmak
- Fora Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Açmak, Çıkarmak, Çözmek
- Toraman kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tombul, İri Yapılı, Genç İrisi
- Tahrirat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Betik
- Tapınç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İbadet, Ubudiyet
- Görmemiş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Görgüsüz
- Tahkim Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Berkitmek
- Sekans kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayrım, Dizi
- Sosyoloji kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Toplumbilim
- Kanunsuz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yasa Dışı
- Etil Alkol kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alkol
- Durgunluk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nekahet, Sükûn, Sükûnet
- İtişmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekişmek
- Kımıldanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Deprenmek, Kımıldamak
- Tecemmu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yığınak
- Gönençli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müreffeh
- Dolamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sarmak
- Büro kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bölüm, Ofis, Şube, Yazıhane, Çalışma Odası
- Behre kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hisse, Nasip, Pay
- Gömülmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gark Olmak, Kaybolmak, Yok Olmak
- Güçbelâ kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güçlükle
- Mum kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şam
- Yan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Taraf, Cephe, Cihet, Huzur, Kanat, Kat, Kenar, Semt, Taç, Tali, Üst, Yer, Yön, Yüz
- İnsafsız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vicdansız
- Yerküre kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yeryuvar, Dünya
- Temek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pencere
- Sinirce kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sinir Hastalığı, Nevroz
- Saykallamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cilalamak
- Celse kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İclas, Oturum
- Şecere kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Soyağacı
- Tutaşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Takışmak
- Tarımsal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zirai
- Kaderci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yazgıcı
- Savaşım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mücadele
- Gerçekleştirmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hazırlamak, Yapmak
- Derdest Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Paketlemek, Yakalamak
- Erk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İktidar, Kudret, Kuvvet, Nüfuz
- Güven kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cesaret, Emniyet, Güvenç, Güvenme, Hörgüç, İtimat, Kredi
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü