Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Ziraat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tarım, Ekincilik, Çiftçilik - Litre kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Lotra
- Gurbetçi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yadelci, Elgin
- Çekik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Batık
- Siyahlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karalık
- Beleş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karşılıksız, Bedava, Ücretsiz, Karşılıksız Olarak, Emeksiz, Parasız, Havayi, Müft, Müfte, Pulsuz
- Esir Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alıkoymak
- Muzipleşmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Takılganlaşmak
- Bark kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Barınılan Yer, Mesken, Ev, Yapı, Otel, Park, Bahçe
- Fütur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bezginlik, Usanç, Umutsuzluk
- Hariciye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dış İşleri, Haricî İşler, Dışsal, Dış Hastalıklar
- Yayla kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Plato
- Toprak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arazi, Kara, Ülke, Zemin, Bölge, Tarla
- Sağlıklı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıhhatli, Dimdik, Doğru, Esen, Gerçek, Güvenilir, İyi, Sağlam
- Haya kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Erbezi, Taşak
- Sarf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Harcama, Dilbilgisi, Gramer
- Handan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Neşeli, Şen
- Bozgun kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bozulmuş, Uçarı, Yenilgi, Hezimet
- Kısıtlanmış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kısıtlı
- Protesto kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kınama, İhtarname, Reddetme, Gıcırtı, Kabul Etmeme
- Gayrimeskûn kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boş, Issız
- Mâni Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alıkoymak, Engellemek, Önlemek
- Müteyakkız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uyanık
- Lehim Yapmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Lehimlemek
- Cebretmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zorlamak
- Muhteva kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İç, İçerik, Mazmun, Kapsam, Öz
- Hız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çaba, Gayret, Güç, Hüküm, Sürat, Şiddet, Takat, Yol
- İthalatçı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dış alımcı
- Direşme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sebat
- İtimatsızlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güvensizlik
- Farklılık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başkalık, Değişiklik, Ayrımlılık
- Telhek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Palyaço, Soytarı
- Tayyar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hazır
- Ortak Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Katılmak
- Örgütlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Teşkil Etmek
- Gidi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pezevenk
- Amblem kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Belirtke, Logo
- Kantar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kapan
- Uzatmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Atmak, Dayamak, Germek, Göndermek, Oyalamak, Uzatmak, Vermek, Temdit Etmek
- Podyum kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yüksekçe Yer, Seki
- Sayıklama kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hezeyan
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü