Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Zahife kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sürüngen - Minyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnce, Zarif, Küçük, Sevimli, Küçümen
- Ombudsman kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kamu Denetçisi
- Kendi Kendine kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kendiliğinden
- Kliring kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Takas
- Hezeyan Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Saçmalamak
- Kovuşturmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Takip Etmek
- Naylon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzmece, Sahte
- Çerden Çöpten kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çelimsiz, Çürük, Narin, Zayıf
- Olabildiğince kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oldukça
- Hasse kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Duyu
- Mısır kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Darı
- Tesadüf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rastlama, Rast Gelme, Rastlantı, Rast Geliş
- Merkeziyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Merkezcilik, Özeklik, Merkeziyetçilik
- Akamet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kısırlık, Sonuçsuzluk, Başarısızlık
- Gözsüz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Görme Engelli
- Çağlar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çağlayan
- Belde kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çevre, Kasaba, Mekân, Şehir, Yer
- Çakaralmaz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bozuk
- Kıdem kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bayrılık, Çoktanlık, Eskilik
- Cevahir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cevher, Elmas, Mücevher
- Ahmaklık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bönlük, Hamakat
- Taramak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Süzmek
- Büro kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bölüm, Ofis, Şube, Yazıhane, Çalışma Odası
- Çalıntı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ganimet
- Sütnine kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Daye
- Mümkünlük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Olanak
- Meselâ kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Örneğin, Söz Gelimi, Söz Gelişi, Misalen
- Yavaşlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tavsamak
- Nema kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Büyüme, Gelişme, Çoğalma, Faiz, Ürem
- Keşfeden kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kâşif
- Netameli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Korkulu, Tehlikeli, Tekin Olmayan
- Nosyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kavram
- Zül kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alçaklık, Düşkünlük, Eclaflık, Rezillik
- Taam kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çeşni, Yemek, Yiyecek
- Konsept kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzen, Görüş, Kavram, Tarz
- İlmiye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilimcilik
- Sularında kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yakınlığında
- İşleme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nakış
- Kısa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kesik
- Vasıtacılık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Delalet
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü