Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Yemeni kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tülbent, Çit, Değirmi, Yazma, Ayakkabı - Mancana kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fıçı
- Asri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Modern, Çağdaş, Çağcıl
- Lojman kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Konut, Devlet Evi
- İstihdam kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İşlendirme
- Su kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ab
- Örtmece kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kandırma
- Kesek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tezek
- Alkol kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İspirto
- Baba kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ata, Büyükbaba, Dede, Moruk, Peder, Çatı Merteği, Çok Kaliteli, Üstün Nitelikli, Omurga Direği, Tırabzan Başlığı, Mafya Babası
- İhtiyaten kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sakınarak
- İlan Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yayımlamak
- Proses kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Süreç
- Cicili Bicili kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Süslü, Bezekli
- Gerileme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ricat
- Mahalli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yöresel, Yerel, Lokal, Yerli
- Eğe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaburga, Dıh
- Ne Zaman kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Haçan
- Vazifesizlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Görevsizlik
- Küflü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Köhne
- Güçlenmiş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oturmuş
- Kısmen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bazı Bakımdan, Bazı Yönden, Bir Kısım, Kısımca
- Tapınmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İbadet Etmek, Çılgınca Sevmek
- İclas kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Celse, İçtima, Meclis, Oturum
- Sarkıntı Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sataşmak
- Paralamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Parçalamak
- Buhari kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şömine
- Yığma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karma
- Yalıncak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çıplak; Fakir; İnsan, İnsanoğlu
- Kıç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayak, Bacak, Dip, Küfe
- Cadılamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Büyülemek
- Ağırlama kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İkram, İzaz
- İyileştirmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaldırmak
- Balta kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nacak
- Kölelik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Esaret
- Nazar Boncuğu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Göz Boncuğu, Tek
- Kaktüs kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Atlas Çiçeği
- Meşgale kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uğraş, İş Güç
- Barışmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anlaşmak, Uzlaşmak
- Dinamik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hareketli, Canlı, Devingen, Etkin
- Bezekçi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nakkaş
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü