Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Kinayeli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dolaylı, Çelteşik - İhraç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çıkarma, Dış satım, Gönderme
- Körüklemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kışkırtmak, Pompalamak, Tahrik Etmek, Teşvik Etmek
- Deneyimsiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tecrübesiz, Toy
- Teklik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Lira, Tekil
- Dersiz Topsuz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karmakarışık
- Ünlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Seslenmek, Çağırmak
- Yarbay kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaymakam
- Vuruşma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müsademe, Dövüş
- Yeleme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Havai, Gayriciddi
- Hayallemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hayal Etmek
- Telefon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alısün, Çınka
- Can Sıkıcı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bunaltıcı, Boğucu
- Eşdeğer kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Muadil
- Değnek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sopa, Çomak, Cop, Çubuk, Matrak
- Zift kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Katran, Karasakız
- İster kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gerek, İcap, Lüzum
- Referans kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başvuru, Kaynak, Tavsiye, Tanıtmalık, Yeterlilik
- Tembihlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uyarmak
- Örtük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kapalı, Örtülü
- Anımsamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hatırlamak
- Harici kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dıştan, Yabancı, Dış
- Türedi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zıpçıktı
- Saf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arı, Katışıksız, Bön, Budala, Arı, Aydınlık, Dizi, Doğal, Grup, Halis, Has, Koşun, Masum, Öz, Sıra, Som, Tabii, Katıksız
- Tabi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağımlı, Bağlı; Doğal, Saf, Katıksız; Elbette, Pek Açıktır Ki, Kuşkusuz
- Gerekseme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İhtiyaç
- Gidişmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaşınmak
- Sorgu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İstintak
- Dostluk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arkadaşlık, Gönüldaşlık, Yoldaşlık, Hukuk
- Envanter kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Döküm, Demirbaş
- Amansız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnsafsız, Acımasız
- Cedelleşmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çabalamak, Tartışmak, Uğraşmak
- Özsu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Usare
- Olabilen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İhtimalî, Olanaklı, Mümkün
- İşret kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İçki
- Sanı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zan
- Göl Ayağı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayak
- Huluskârlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İçtenlik
- Borumsu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Embubi
- Mürai kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İkiyüzlü, Alabık
- Çekimser kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bitaraf, Müstenkif
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü