Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Belki kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Muhtemel olarak, Olabilir Ki, Olsa Olsa, İhtimal, Tersine Olarak - Akak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mecra, Yatak
- Himmet Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kayırmak
- Teyit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doğrulama, Gerçeklemek, Sağlamlaştırma
- Ray kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Demiryolu
- Dantel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oya, Nakış, Örme, Tentene
- Müsteşarlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bakan Yardımcılığı
- Zabıt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tutanak
- Tapmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağlanmak, Bulmak
- Peş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arka, Art
- Şatafatlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gösterişli, Cafcaflı, Görkemli, Lüks
- Bihuş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Deli, Sersem, Şaşkın
- Ismarlama kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Havale, Sipariş
- Zamsız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Artırımsız
- Demin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bayak, Biraz Önce, Şimdi, Şimdikinden Az Önce
- İçin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Diye, Göre, Hakkında, Karşı, Özgü
- Yapılmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çıkmak
- Şilte kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Döşekçe
- Zayıflık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıskalık, Cılızlık, Arıklık, Çelimsizlik, Enezlik, Yetersizlik, Zaaf, Zafiyet
- Teşhir Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Göstermek, Sergilemek
- Küçük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ufak, Mini, Balaca, Mikro, Değersiz, Önemsiz, Bayağı, Enik, Ivır Zıvır
- Tahrip kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yıkma, Yıkım, Bozma, Kırıp Dökme, Yıkımlama
- Durak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dayanacak, Mevkif
- Yâd kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anma, Hatır, Zihin, Başka, Yabancı, Karşıt, Muhalif
- Modern kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çağdaş, Muasır, Çağcıl, Uygar, Asri
- Kanlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Katil
- Hırsızlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çalma
- Eğin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arka, Beden, Endam, Vücut, Sırt, Boy Bos
- Sevme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Teveccüh
- Mümasil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Benzer
- Dengeleme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Muvazene
- Cehre kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İğ, Pamuk
- Bodur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tıknaz, Bacaksız, Bastıbacak, Bücür, Alçakboylu, Cırttan, Kısaboy
- İmtiyaz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayrıcalık, Muafiyet, Bırakı, Gedik
- Sınıf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Derslik, Dershane, Grup, Bölüm, Küme, Klas
- Sahtekâr kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hileci, Düzmeci
- Bozkır kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çöl, Düz, Step
- İncimiş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kırgın
- Yalpa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sallanma, Eğilme
- Berber kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Perukar, Tellak
- Özgün kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Orijinal, Otantik, Özünemahsus, Asıl
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü