Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Ayazlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Soğumak, Donmak, Üşümek - Çalkalamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çalkamak, Elemek
- Gül kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çiçek, Kızılgül
- Alem kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bayrak, Sancak
- Turizm kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gezim, Gezginlik
- Ekstranet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dış Ağ
- Sefarethane kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Büyükelçilik, Elçilik
- Işınım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Radyasyon
- Muasır Olmayan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çağ Dışı
- Uğraş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cenk, İş, Meslek, Meşguliyet, Mücadele
- Pusarık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Puslu, Serap
- Şad kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sevinçli, Neşeli, Sevimli, Sevinen, Memnun
- Benzetmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bozmak, Dövmek
- Şık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zarif, Güzel, Kıvrak, Seçenek, Uygun, Yerinde, Modaya Uygun, İnce, Yol, Çıkar Yol
- Hemasır kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çağdaş
- Mert kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Er, Erkek, Harbi, Yiğit, Sözünün Eri
- Denktaş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Denk, Eşit
- İtilme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İhtibas
- Dokunaklı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hüzünlü, Üzücü, Etkili, Acı, Acıklı, Ağır, Hazin, Müessir, Tesirli, Yanık
- Yanar Döner kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Janjan
- Yangılı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mültehip
- Kaziye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Önerme
- Emperyalist kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yayılımcı, Sömürgeci
- Görünüm kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Görünüş, Manzara, Zevahir
- Emin Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güvenmek, İnanmak
- İyilikçi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hayırhah, Hayırperver
- Kapama kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Metres
- Pare kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Adet, Kısım, Parça, Tane
- Avare kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Serseri, Aylak, Başıboş, İşsiz, işsiz Güçsüz
- Günah kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Suç, Cürüm, Hata, Sorumluluk, Vebal, Yazık
- Orijinalite kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Özgünlük
- Çeşitli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değişik, Muhtelif, Türlü, Mütenevvi
- İlişkin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ait, Bağlı, İlişik, Değişli, İlgili, Değgin, Merbut, Müteallik, Münasebettar
- Teşvik Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kışkırtmak
- Çardak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hangar, Talvar, Kameriye
- Tasni kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Suni, Uydurma, Yapma
- Boduç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bardak
- Tornistan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tersyüz Etme
- Dürtmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değmek, Dokunmak, Tahrik Etmek, Uyarmak
- Ayarlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dakikleştirmek, Köklemek
- Vahamet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağırlık, Korkulacak Durum
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü