Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Y�l ile ilgili kayıtlı bilgi bulunamadı! - Operasyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ameliyat, İşlem, Eylemce
- Gidişat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Durum, Davranış, Tutum
- Sürümek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sürüklemek
- Rüzgar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yel, Bad
- Bağır kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Göğüs, Ahşa, Ciğer, Döş, Sine
- Güzeşt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Iskonto, Taviz
- Teşhir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gösterme, Sergileme, Dile Düşürme
- İdareli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tutumlu
- Maatteessüf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Maalesef
- Muhasamat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşmanlık
- Host kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Konukçu
- Basket kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Manka, Çember
- Döküntü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Berbat, Çer Çöp, Değersiz, Enkaz, Kötü, Dökülüp Saçılmış, Ayak Takımı, İndifaat
- Pinel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yel oku
- Irmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nehir
- İşitmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Duymak
- Yüngül kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hafif, Üstünkörü
- Etlenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Semirmek, Şişmanlamak
- Sitem kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çıkışma, Gücenme, Yakınma
- İhtiram kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Saygı
- Sadet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mevzu
- Sirayet Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bulaşmak, Dağılmak, Geçmek
- Prodüktörlük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yapımcılık, Üreticilik
- Mide kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kursak, Aşkazan, İç, İşkembe, Karın, Yürek
- Sahan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sapılca
- Taşıtçı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sürücü
- Gaf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pot, Yersiz Hareket, Yersiz İş, Falso
- Gine kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gene, Yine
- Tarif Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tanımlamak
- Hibe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağış, Bağışlama
- Marangoz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dülger
- Menetmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kadağan Etmek, Yasaklamak
- Vurma İşareti kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çarpı İşareti
- Patak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dayak, Kötek
- Teadi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yağılık
- Sayaç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Saat, Muaddit
- Mücadele Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çatışmak, Güreşmek, Savaşmak, Uğraşmak
- Anut kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnatçı
- O Taraf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öte
- Sükûnet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Durgunluk, Dinginlik, Hareketsizlik, Sessizlik, Huzur, Rahat, Sükûn, Dinme, Yatışma, Devinimsizlik
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü