Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Mide kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kursak, Aşkazan, İç, İşkembe, Karın, Yürek - Paşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayakkabı, Başmak
- Günlük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Jurnal
- Tedavi Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzeltmek
- İsraf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Savurganlık, Tutumsuzluk, Saçım, Saypama
- Aydınlatılmış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Münevver
- Gurbet Acısı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıkıntı
- Sızıldanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sızlanmak
- Mecal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Derman, Dinçlik, Güç, Kuvvet, Takat
- Gerçek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hakiki, Asıl, Başlıca, Ciddi, Doğru, Doğruluk, Hak, Hakikat, Sadık, Sahici, Tam, Temel, Vaki, Sahiden
- Kirman kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hisar
- İmansızlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnançsızlık, Acımasızlık
- Sene kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yıl
- Mübahase Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bahse Girmek, Tartışmak
- Kamet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boy, Endam
- Dağıtmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üleştirmek, Bölmek, Tevzi Etmek, Pay etmek, Parçalamak, Feshetmek, Bozmak, Gidermek, İletmek, Lağvetmek, Neşretmek, Savurmak, Talan Etmek
- Amme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Topluluk, Kamu
- Kenar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sahil, Kumsal, Ağız, Bucak, İbik, Kıyı, Taşra, Yaka, Yan
- Etkimek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tesir Etmek
- Lahzada kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çabucak
- Dilenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sadaka İstemek
- Nallatmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Takavlatmak
- Tebaalık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tabiiyet
- Zihin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anlak, Bellek, An, Bilinç, Dimağ, Hatır, Kafa, Yâd
- Uray kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Belediye
- Çetene kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kenevir
- Telfin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Takoz
- Randımanlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Verimli
- Yeterli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kâfi, Ehliyetli, Yerinde, Kifayetli, Ehil
- Yumak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yıkamak
- Proje kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tasarı, Taslak, Joba, Layiha
- Encümen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kurul, Komisyon, Yarkurul, Komite
- Terbiyevi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eğitsel
- Bağboğan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Küsküt
- Salı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Seşembe, Çarşamba Akşamı
- Başlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Girişmek, Harekete Geçmek, Muameleye Koymak, Almak, Atılmak, Doğmak, Gelmek, Girmek, Kalkmak, Koyulmak, Olmak, Oluşmak, Tutmak
- Yakamoz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Parıltı
- Akustik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yankılanım, Yankılanış, Yankıbilim
- Sehven kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yanlışlıkla
- Ölümsüz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ebedi, Baki, Layemut
- Hilesiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Harbi
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü