Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Sekretarya kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yazmanlık - Kovboy kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sığırtmaç
- Sittinsene kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Altmış Yıl, Yıllar Yılı
- Gerçi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aslında, Vakıa, Her Ne Kadar
- Baş Göz Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Evlendirmek, Birleştirmek
- Pençeli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güçlü
- Sümbül kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başak
- İyileşmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dirilmek, Kaynamak, Yakşılaşmak, Salah Bulmak
- Şilte kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Döşekçe
- Müsvedde kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karalama, Taslak
- Karşılaştırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Salıştırmak, Kıyaslamak, Mukayese Etmek
- Müşkülpesent kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İratçıl, Titiz
- Üşenen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Erincek
- Madde kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cisim, Unsur, Özdek, Öğe, Husus, Öz, Şey, Nesne
- Payiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güz, Sonbahar
- Uymak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağdaşmak, Dinlemek, Gelmek, Yaraşmak, Tabi Olmak, Tebaiyet Etmek, Denk Gelmek
- Kararlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzenli, Azimli, Ölçülü
- Israr Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Direnmek, Ekşimek, Tutturmak, Üstelemek, Zorlamak
- Egzama kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mayasıl, Tuzlu Balgam
- Perakende kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tekten, Dağınık, Perişan
- Kahvedan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cezve
- Tutar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Miktarı Baliğ, Meblağ Tutarak
- İptidai kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlkel, İlkokul
- Türban kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başörtü
- Sağbilge kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hekim, Otacı, Atasagun
- Bigâne kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlgisiz, Aldırışsız, Yad, Yabancı
- Dallamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Budamak
- Tavsiye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öğütleme, Öneri, Öğüt, Salık
- Haddinden Fazla kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aşırı
- Islak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nem, Nemli, Yaş
- Vızır Vızır kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Daima, Hemişe
- Arzuhalci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dilekçeci
- Banağacı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sepetçi Söğüdü, Sorgun
Doğrusu Ban Ağacı şeklinde yazılır.
- Büküç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Köşe
- Yıkı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ören, Harabe
- Gösterge kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Belirti, İm, İşaret, Nişan, İndikatör, Müşir, Belirtke
- Kastor kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kunduz
- Kapsama Alanı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İhata Dairesi
- Seslenme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hitap, Nida
- Asabileşmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kızmak, Öfkelenmek, Sinirlenmek
- Serzeniş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başa Kakma, Takaza
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü