Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Vas�flar ile ilgili kayıtlı bilgi bulunamadı! - Tırmıklamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tırmalamak
- Zanneylemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sanmak
- Şar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Büyük Kent, Şehir
- Huzur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dinçlik, Karşı, Kat, Keyif, Makam, Ön, Rahat, Rahatlık, Sükûnet, Yamaç, Yan, Dirlik, Baş Dinçliği, Gönül Rahatlığı
- Otobiyografik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Özgeçmişsel
- Sultanlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Padişahlık, Saltanat, Ergi, Mazhariyet
- Uzun Hayvan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yılan
- Lületaşı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eskişehir Taşı, Denizköpüğü
- Agora kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alan
- Umut kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düş, Rüya, Ümit, Ferahlık
- Ana Kara kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kıta
- Fırıldak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dolap, Düzen, Fırfıra, Fırlangıç, Foya, Hile
- İzale Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gidermek, Yok Etmek
- Şiniklemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ölçmek
- Roket kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fişek; Füze
- Palamut kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pelit, Sivri
- Çaşıt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ajan, Casus
- Fena Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bozulmak, Fenalaşmak
- Biberli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Acı
- Konstitüsyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anayasa
- Komplikasyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yan Etki
- Sebze kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zerzevat, Yeşillik, Göveri
- Kile kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ölçek
- Buruşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tiksinmek
- Leksikografi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sözlükbilim
- Papaz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Peder
- Esrar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sırlar, Gizler; Duman, Keyif, Maden, Mal, Ot, Uyarıcı, Sarhoş Edici, Uyuşturucu Zehir
- Münkir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnkârcı, Yoksayımcı
- Muhtelif kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çeşitli, Türlü, Mütenevvi
- Vizör kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bakaç
- Dâhice kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ökelice
- Ariza kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dilekçe
- İstiklal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağımsızlık
- Kabarma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gelgit
- Kifayetlenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yetinmek
- Art kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arka, Geri, Öbür Yan, Ense, Peş
- Oyuntu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çukur, Oyuk
- Tımar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bakım
- Zelil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hor Görülen, Aşağılanan
- Akarca kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Küçük Akarsu, Kemik Veremi, Kaplıca, Fistül, Sürekli İşleyen Çıban
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü