Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Ozan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Âşık, Şair - Enstantane kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kesit
- Ramazan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oruç Ayı
- Cımbar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Filiz, Sürgün
- Fıldır kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çabuk
- Öğretici kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Didaktik, Öğretmen
- Muhit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çevre, Etraf, Hava, Ortam, Vasat, Yöre, Saran, Çevreleyen
- Yayla kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Plato
- Olabilirlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İmkân, Olanak, İhtimal, Olasılık
- Yurttaş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vatandaş
- Yarış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Koşun, Rekabet, Yarışma, Müsabaka
- Ayak Oyunu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hile
- Temyiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayırt Etme, Farklandırma, Seçme
- İletken kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Beletçi
- Ameli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Edimsel, Uygulamalı, Pratik, Uygun, Kolay, Elverişli, Kestirme
- Şarkiyat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doğubilim, Şarkşinaslık
- Turunçgiller kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Narenciye
- Hemşehri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Memleketli, İldeş, Bölgedeş
- Pestil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hasta, Kak
- Gümüşbalığı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aterina
- İz Düşüm kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Projeksiyon; İrtisam, Mürtesem
- Hakaret kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aşağılama, Taşlama, Onur Kırma
- Savsa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yavaş, Ağır, Aheste
- Tepirlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Elemek
- Öfkelenme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Feveran
- Mat Kalmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şaşalamak
- Aşina kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dost, Bildik, Tanıdık, Tanış
- Üçayak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sacayağı
- Yontucu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Heykeltıraş
- Arızalı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bozuk, Dalgalı, Engebeli
- Gereklilik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hacet, Lüzum, Zaruret
- Karayazı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kötü Talih, Kara Baht
- Çığ kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kar Uçkunu
- Sadakatsizlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İhanet
- Özlü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Veciz
- Sürüklemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Getirmek, İtmek, Sevk Etmek, Sürümek
- Tezkere kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kâğıt, Pusula, Betik
- Şüpheli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kuşkulu, Kötülükçü, Zanlı, Çirkin
- Hat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Biçim, Çizgi, Sınır, Yazı, Yol, Geçek, Kanal
- Vitalist kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dirimselci
- Galon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Damacana
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü