Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Gerek Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gerekmek, İstemek - Mercek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Lens
- Şakadan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mahsus
- Sorumlu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mesul, Cevapdih
- Müdevver kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yuvarlak
- Kem kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kötü, Eksik, Noksan, Fena
- Kitabevi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kütüphane
- Sökmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayırmak, Çıkartmak, Götürmek
- Şopar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Küstah, Şımarık, Yaramaz
- Evsaf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vasıflar, Hususiyet, Seciye, Nitelikler, Ayırtlar
- Tahliye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boşaltma, Salıverme, Serbest Bırakma
- Feribot kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Araba Vapuru
- Mensur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düz Yazı
- Fariza kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Görev
- Asetat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Saydam
- Müellif kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yazar, Eser Sahibi
- Bitik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dolaşık, Fena, Kötü, Yapışık
- Berhudar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mutlu
- Niteliksiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Basit, Düz, Kepaze
- Yaldız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zer, Zerli
- Bozyel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Lodos
- Bitmiş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tamam
- Tekerlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yuvarlamak
- Kaymak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnmek, Kurtulmak, Sürüşmek
- Daire kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Teğre, Çember, Çevre, İdare, Kat, Menzil, Ofis, Değre, Evir, Bölük
- Peşkeş Çekmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Peşkeş Etmek
- Tutar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Miktarı Baliğ, Meblağ Tutarak
- Dipçik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kundak
- Afsunlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Büyülemek
- Tün kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gece
- Danışıklı Dövüş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şike
- Sürümü Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geçmek
- Yorgan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Denk
- Tedbir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Önlem, Evirgenlik
- Tezvir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dedikodu
- Kamburluk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tümseklik
- Fersah kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kulaç
- Oyunbaz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzenci, Oyuncu, Palyaço
- Keza kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öyle, Ol Da Öyle
- Tasarruf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Biriktirim, Tutum, Kullanma Yetkisi, Para Biriktirme, Artırım
- Dikit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Stalagmit
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü