Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Tuhaf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Acayip, Antika, Cins, Garip, Gülünç, İlginç, Alışılmamış, Yabancı, Yadırganan, Şaşırtıcı, Anlaşılmaz - Kontör kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Konuşumluk
- Öteri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eğreti, Geçici
- Gönülden kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Candan
- Çapulcu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yağmacı, Çapkıncı, Kuldur, Talancı
- Kestane kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şabalıt
- Kurşunlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güllelemek, Vurmak
- Mühlet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mehil, Vade, Önel
- İtaatkârlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Teslimiyet
- Günindi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Batı, Garp
- Türe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Adalet, Hukuk
- Şiraze kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şerit; Düzen, Çığır
- Varyant kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değişke, Oyun, Bilmece, Efsane, Masal
- İm kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alamet, Eser, Gösterge, İşaret, Telmih, Belirti, İz
- Maaile kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ailevi
- Toplumsal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Toplumla İlgili, Topluma İlişkin, İçtimai, Maşerî, Sosyal
- Prese kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıkılmış
- Yani kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şu Ki, Demek, Bu Demek Ki, Şu Demek Ki, Sözün Kısası, Doğrusu
- Binici kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Süvari, Atlı, Sipahi
- İhtilaç Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çırpınmak
- Avangart kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öncü
- Kalender kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alçakgönüllü, Ehlidil, Rint
- Fonem kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sesbirim
- Nükleer kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekirdeksel
- Razı Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rıza Göstermek, Onamak, Uygun Bulmak, Yatmak
- Yerel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yöresel, Mahalli, Lokal, Mevzii
- Durak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dayanacak, Mevkif
- Melahatli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şirin
- Dinlenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İstirahat Etmek, Önemsenmek, Sözü Geçer Olmak, Dincelmek
- Tevdiat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yatırım, Mevduat
- Yaklaştırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tutmak
- Kucak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aguş, İç, Koyun, Ocak, Ortam
- Fail kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eylemci, Günahkâr, Mukassır, Özne, Eden, Yapan, İşleyen
- İdea kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşünce, Fikir
- Tenhalık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Issızlık
- Sürekli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Daima, Daimi, Daimî, Devamlı, Durmadan, Kalıcı, Temelli
- Sığa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kapasite
- Eşkâl kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şekil, Biçim, Görünüş, Kılık
- Gezinme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Seyran
- Faizsiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üremsiz
- Dayanamama kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zaaf
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü