Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Fail kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eylemci, Günahkâr, Mukassır, Özne, Eden, Yapan, İşleyen - Anı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hatıra, Yadigâr
- İade kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geri Verme, Geri Çevirme, Reddetme, Mukabele Etme
- Kır Sakız Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sırnaşmak
- Abit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zahit
- Nezih kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Temiz, Ahlaklı
- Şamar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tokat, Şapalak
- Kinci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kindar
- Saçmalama kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hezeyan
- Kolera kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Veba
- Mevlut kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mevlit
- Estelik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Abide, Anıt, Yadigâr
- Pişeğen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pişkin
- Dürme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Lahana
- Alarga kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Engin
- Lafız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kelime, Söz
- Alımcı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tahsildar
- İhtişamlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Görkemli
- Kafa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Baş, Bellek, Karın, Kelle, Saksı, Zekâ, Zihin, Zihniyet
- Vurdumduymaz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Umursamaz, Aldırmaz, Aldırışsız, Duygusuz, Duvar Yüzlü, İtinasız, Lakayıt, Anlayışsız, Kavrayışsız
- Kabine kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hela, Hükûmet, Bakanlar Kurulu
- Trafik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gidiş Geliş, Katnav, Seyrüsefer, Yol Hareketi, Yoğunluk
- Mest kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sarhoş, Kendinden Geçmiş
- Muamma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Belirsizlik, Bilinmezlik, Bilmece
- Yaran kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dostlar
- Seçici kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Seçmen
- Hayli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Birçok, Çok, Epey, Oldukça Çok
- Harmanlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karıştırmak
- Meriyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yürürlük
- Yıpramak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İncelmek
- Calak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aşı
- Vizör kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bakaç
- Kopmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çıkmak, Kurtulmak
- Müşerref kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şereflenmiş, Onurlanmış
- Azap kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıkıntı, Ezinç, Büyük Sıkıntı, Emge, Eza, Cefa, Eziyet, İşkence
- Özümlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mal Etmek, Temsil Etmek
- Dest kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Takım
- Zaptiye Memuru kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zaptiye
- Davranma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Muamele
- Tefriş Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Döşemek
- Terbiyeci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eğitimci
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü