Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Avangart kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öncü - Neşet Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doğmak
- Sonra kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müteakiben, Keyin, Bilahare, İleri
- Omuzlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aşırmak
- Çecik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çivi, Halka
- İkincil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tali, Sünai
- Muaddel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değişik
- Gülümser kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sevimli
- Mütebessim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güleç, Gülümseyen
- Sandalye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İskemle, Koltuk, Kürsü, Makam, Mevki, Orun
- Teshir Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Büyülemek, Fethetmek
- Mefruşat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Döşeme, Döşemelik
- Bakışım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tenazur, Simetri
- Aklık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzgün
- Kaşelemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mühürlemek
- Nispet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlgi, Oran, Bağıntı, İlinti, İnat Olarak
- Sismolog kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Deprembilimci
- Coşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ateşlenmek, Heyecanlanmak, Hararetlenmek, Kaynamak, Şahlanmak
- Hidro kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Su
- Ortadan Kaldırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bertaraf Etmek
- Bibi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hala
- Evcilleşmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alışmak
- Beri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bu Yana
- Nasyonel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ulusal
- Metot kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Usul, Yol, Yöntem
- Kaymış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaçık
- Papazi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bürümcük
- Dahil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İç, İçeri; İçinde Olmak Üzere
- Hatırlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Saygın
- İlerici kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müterakki
- Danışkan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Konuşkan
- Lakırtı Ebesi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geveze
- Başkaldırıcı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Asi
- Belirlenmiş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Muayyen
- Karıştırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Araştırmak, Deşelemek, Deşmek, Dokunmak, Harmanlamak, İncelemek, Karmak, Katmak, Kurcalamak, Oynamak
- Yel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rüzgar; Romatizma; Bağırsak Gazı
- Parlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Parıldamak, Şahlanmak, Şıkırdamak, Yanmak
- Tekrir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yineleme
- Yönlendirilebilen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güdümlü
- Koşma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ek
- Bela kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Felaket, Musibet, Çile
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü