Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Tevziat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tevzi - İstirahat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dinlenmek, Tatil, Rahat Etme
- Tavzih Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Açıklamak
- Tekerlenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yuvarlanmak, Dönmek
- Araba kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Otomobil, Taşıt, Vasıta, Kölük
- Gayzlanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öfkelenmek
- Arkalamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Korumak, Arkasına Almak, Yüklenmek, Müzaheret etmek
- Şarkı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Irlama, Teganni, Melodi, Ezgi
- Goygoycu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dilenci
- Burcu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Itır, Güzel Koku
- Muharrirlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yazarlık
- Duruşma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mahkeme, Murafaa
- Nezle kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İngin, Tumağı, Dumağı, Çaputlama, Anjin, Duma
- Beşkardeş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şamar
- Kurs kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çörek, Ağırşak
- Yemlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rüşvet
- Beyaban kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çöl
- Hülya kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kuruntu, Hayal
- Telakki kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anlayış, Değerlendirme, Görüş
- Tezvirat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Böhtan, İftira
- Daha Güzel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yeğ
- Kırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Parçalamak, Katlamak, Öldürmek, Azaltmak, Delmek, Haklamak, İncitmek, Kaçmak, Sındırmak, Uzaklaşmak, Yaralamak, Yok Etmek
- Çalışır kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Meşgul
- Müsteşarlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bakan Yardımcılığı
- Zinde kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dinç, Canlı, Dimdik, Diri, Gümrah, Sağlam
- Kuvvetlendirme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Takviye
- Teskin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yatıştırma, Dindirme
- Gidermek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Almak, Aradan Kaldırmak, Bastırmak, Çıkarmak, Kesmek, Yok Etmek
- Halat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Urgan
- Üst Dikili kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üstyapı
- Hoşlanmamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Buruşmak, Yermek
- Silsile kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıra, Soy Sop, Atalar
- Yetmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çıkışmak, Gitmek, İdare Etmek, Kifayet Etmek, Ulaşmak, Kafi Gelmek
- Çürük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bozulmuş, Temelsiz, Boş, Dayanıksız, Sakat
- Farsça kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Acemce
- Yollamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Göndermek, Atmak, Çekmek, Çıkarmak, Sunmak
- Nallamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Takavlamak, Öldürmek
- Otoriter kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yetkeci
- Ahbap kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dost, Arkadaş, Tanıdık
- İdefiks kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Saplantı
- Ceset kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ölü, Meyit, Naaş
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü