Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Halat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Urgan - Vadi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alan, Tarz, Yol, Koyak, Derey, Geçit
- Peyke kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sedir, Kerevet
- Cihet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Semt, Taraf, Yan, Yön
- Palyatif kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Etkisiz, Geçici, Örel
- Çizelge kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cetvel
- Talebelik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öğrencilik
- Darmadağın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Berbat, Tarumar
- Paye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aşama, Derece, Rütbe, Orun
- Fitlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kışkırtmak, Fitnelemek
- Vakfedilmiş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mevkuf
- Filolog kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dilbilimci
- Kapkaranlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zifiri
- Sessiz Harf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ünsüz
- Şar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Büyük Kent, Şehir
- Tasrif Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekmek
- Birlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vahdaniyet, Vahdet, Bağlantı, Bağlılık, Bütün, Tek, Benzerlik, Cüzütam, Dernek
- Özdeyiş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vecize
- General kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Paşa
- Gazete kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sütun
- Palas Pandıras kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Telesik, Çarçabuk
- İntizar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlenme, Bekleme, Gözleme, Beddua
- Vaziyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Durum, Konum, Hâl, Tavır, Yer
- Şans kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Baht, Güman, İhtimal, Kısmet, Talih, Uğur, Yıldız, Felek
- Pahalılanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pahalanmak
- Ak Pak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Parlak, Temiz
- Çuğullamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gammazlamak
- Sakınmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Korkmak, Çekinmek, Esirgemek, Gözetmek, İhtiyat Etmek, Korumak
- İm kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alamet, Eser, Gösterge, İşaret, Telmih, Belirti, İz
- Pata kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Berabere Kalma
- Kutlama kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tebrik
- İtham Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Suçlamak
- Seyahat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gezi, Yolculuk
- Aynagöz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uyanık
- Mukavelename kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sözleşme
- Uzlaşma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ahenk, Mutabakat
- Acıklı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hazin, Trajik, Dramatik, Üzücü, Dokunaklı, Feci, Gussalı, Kederli
- Baltalamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sabote Etmek
- Düşkünlük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İptila, Merak, Zaaf, Zül
- Çürük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bozulmuş, Temelsiz, Boş, Dayanıksız, Sakat
- Ruh kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tin, Duygu, Emanet, Esans, Öz, İlke, Canlılık, Espri
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü