Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Tesisat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Döşem - Aksam kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bölümler
- Dişil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nisai; Müennes
- Mevzu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bahis, Konu, Laf, Sadet
- Tabaka kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Katman, Derece, Kat, Tütünlük, Kesim, Topluluk, Sınıf
- Kuldur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çapulcu, Eşkıya, Harami, Haydut, Şaki
- Ziyalı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aydın, Aydınlık, Münevver
- İzdivaç Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Evlenmek
- Serazat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Azat, Hür
- Düşünme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hatır, Tefekkür
- Çınlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tınlamak
- Çatal Ağız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Delta
- Barınmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Daldalanmak, Sığınmak
- Yapılış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bünye, Kuruluş, Nitelik, Yapı
- Haberdar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Haberli, Muttali
- Tanrıça kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlahe, Umay
- Manzum kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nazım, Muntazam
- Balyalamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Balya Yapmak, Denk Yapmak
- Zekâlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zeki
- Nokta kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tamamlamak, Konu, Yuv, Çekit, Bekçi, Benek, Derece, Gözcü, Nöbetçi, Puan, Radde, Sınır, Yer, Durak
- Coşku kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cümbüş, Galeyan, Heyecan, Kasırga
- İhtiram kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Saygı
- Sahne kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Görüntü, Oyun, Oyunluk, Podyum, Görüntü, Bölüm
- Kayınvalide kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaynana
- Ansambl kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Topluluk
- Rampa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yokuş
- Kolektif kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ortaklaşa; Ortaklık
- Yazın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Edebiyat
- Sesucaltan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hoparlör
- Halis kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Temiz, Katışıksız, Arı, Saf, Katkısız, Süzün
- Kayar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pay
- İslam Gizemciliği kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tasavvuf
- Yankı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Akis, Aksiseda, Eko
- Faksimile kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Özdeş basım, Tıpkıbasım
- Avare kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Serseri, Aylak, Başıboş, İşsiz, işsiz Güçsüz
- Engelleyen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kırıcı
- Hareketlenme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Devinme
- Soy Sop kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Döl
- Sıyırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşürmek, Kaldırmak
- Güç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağır, Bilek, Can, Çetin, Derman, Fer, Hâl, Hız, Kudret, Kuvvet, Mecal, Müşkül, Sarp, Takat, Zor, Efor
- Observasyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gözlem
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü