Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Avare kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Serseri, Aylak, Başıboş, İşsiz, işsiz Güçsüz - Dinlenme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İstirahat, Tatil
- Dinamometre kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güç Ölçer
- Beyaban kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çöl
- Sadece kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bir, Hemen, Sade, Yalnız, Ancak, Tekçe
- Tüketim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yoğaltım, İstihlak
- Mutabakat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Muvafıklık, Uygunluk, Uyum, Yekdillik, Özdeşlik, Anlaşma, Uyuşma
- İbadet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tapınma, Ayin, Kült
- Bilişmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öğrenmek
- Gönüllü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İstekli, Fahri, Arzulu
- Zabıta kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tutanakçı, Kolluk, Polis
- Mürebbiye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eğitmen, Dadı
- Mayhoş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ekşimsi
- Kılçıklı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çapraşık, Karışık
- Karşılaştırma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mukayese, Kıyaslama, Kıyas
- Kabilinden kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gibi
- Kofluk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ahmaklık, Bilgisizlik, Güçsüzlük
- Kıyamet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Afet
- Kârlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kazançlı
- Hasretini Çekmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Özlemek
- Ameli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Edimsel, Uygulamalı, Pratik, Uygun, Kolay, Elverişli, Kestirme
- Medet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İmdat, Yardım
- Hasebiyle kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dolayısıyla, Ötürü, Den Ötürü
- Kuzguni kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kara
- Etekserpen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pasaklı
- Düşürmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Azaltmak, Dökmek, Sıyırmak
- Koşul kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şart
- Kabiliyetsiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yeteneksiz, Beceriksiz
- Çimlenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yeşermek, Yararlanmak
- Görkemli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gösterişli, Muhteşem, Haşmetli
- Dekor kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Görünüş, Manzara
- Muhtaç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yoksul, Fakir, Gereksinimli, Eksikli
- Payvant kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Köstek
- Sekendiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Satürn, Zühal
- Kalıntı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bulaşık, Harabe, İşaret, İz, Tortu, Bakiye, Yıkıntı, Enkaz
- Kurander kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cereyan
- Kabadayı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yılmaz, Korkusuz, Babayiğit, Külhanbeyi, Dayı, Efe, Koçu, Yürekli
- İfa Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gösteri Yapmak, Ödemek, Yapmak
- Palavra kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uydurma, Yalan Söz, Balon, Yalan Danışma
- Yatkınlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Beceri, Meleke
- Şakirt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çırak, Öğrenci
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü