Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Temek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pencere - Müspet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Olumlu, Yararlı, Pozitif, Tanıtlanmış, Tanıtlı, Artı
- Zeng Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Telefon Etmek
- Muadele kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Beraberlik, Denklem
- Dobra kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güzel, İyi
- Temelleşmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yerleşmek
- Göç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Taşınma, Nakil, Muhaceret, Hicret
- Sanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bellemek, Bilmek, Ummak, Zannetmek, Tahmin Etmek
- Emülsiyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sütsü, Duyarkat
- Tahattur Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hatırlamak
- Gönç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zengin, Varlıklı
- Cırmalamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tırmalamak
- Tolun kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı (Ay) Bedir
- Caize kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bahşiş, Armağan, Azık
- Gözaltı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nezaret
- Teselli Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Avutmak
- Delecek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Delgeç, Deşikaçan
- Name kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mektup, Betik
- Afili kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gösterişli
- Şakayık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gelincik
- Çap Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Basmak, Tabetmek, Yayımlamak
- Organize Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Örgütlemek
- Fehmetmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anlamak, Kavramak
- Yatalak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yatağan, Hastalıklı, Zayıf, Tifo, Tembel
- İpsiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Haylaz, Serseri
- Ahbapça kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İçten
- Evinsiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boş, Kof
- Dışsatım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İhracat
- Taşımalık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nakliye
- Temsilci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mümessil, Ajan, Nümayende, Oruntak
- Vurdumduymaz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Umursamaz, Aldırmaz, Aldırışsız, Duygusuz, Duvar Yüzlü, İtinasız, Lakayıt, Anlayışsız, Kavrayışsız
- Cebriye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yazgıcılık, Kadercilik, Fatalizm
- Engel Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alıkoymak, Çelmek, Göğüslemek, Menetmek, Önlemek
- Gezme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Seyran
- Götürge kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Asansör
- Marazlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hasta
- Taahhüt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üstlenme, Bağıt
- Emek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çaba, Çalışma, Ceht, Himmet, İş, Mesai
- Çalışarak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fiilen
- Pırıltılı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Parlak
- Muasır kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çağdaş, Modern
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü