Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Dedektif kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hafiye, Gizli Polis - Kaldırıcı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kriko
- Şahsiyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Benlik, Hüviyet, Kişi, Kişilik, Kimse
- Haridar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müşteri
- Riayet Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uymak
- Kızılgül kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gül
- Tepkime kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Teamül
- Nanıaziz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ekmek
- Mızırdanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sızıldanmak
- Vücut kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gövde, Beden, Cisim, Ten, Üst, Üzeri, Varlık
- Kuşku kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şüphe, Tereddüt, Kuruntu, İşkil, Şek, Endişe, Evham, Narahatlık
- Nüfuzkâr kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güçlü
- Can kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yaşama, Ruh, Birey, Emanet, Gönül, Güç, Hayat, Kişi, Sevimli
- Bellik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İşaret, Marka, Ayraç
- Kıvırcık Koyun kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kıvırcık
- Kopça kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çapraz
- Sürümek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sürüklemek
- Hüccet Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bahse Girmek
- Kargımak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlenmek, Lanet Etmek, Lanetlemek
- Hanek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Konuşma, Söz
- Gönül Belası kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dert
- Tariz Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sataşmak
- Çömlekçilik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çanak, Çömlek
- Akit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağıt, Mukavele, Sözleşme, Kontrat, Nikâh
- Tıknaz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tıkız, Toplu
- Kuzguni kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kara
- İmparatoriçe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlhatun
- Para kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Akçe, Kazanç, Kredi, Nakit, Pul, Vakıf, Varlık
- Silecek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Paspas
- Faks kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Belgeç, Belgegeçer
- Âmâ kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Görme Engelli, Kör
- Yeşermek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Patlamak
- Bildirmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Haber Vermek, Anlatma, İfade, Bilgi Vermek, Anlatmak, İfade Etmek, Aktarmak, Beyan Etmek, Getirmek, Lütfetmek, Vermek, Yayımlamak
- Yıkıcı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tahripkar
- Teadi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yağılık
- Kinci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kindar
- Burhan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kanıt; Belgit
- Muharip kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Savaşçı
- Nas kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnak
- Dümdar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Artçı
- İstikraz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Borç, Ödünç
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü