Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Boylu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Endamlı, Uzun Boylu, Boylu Boslu - İnkılâpçı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dönüşümcü, Devrimci
- Yalınlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Açık
- Akustik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yankılanım, Yankılanış, Yankıbilim
- Ot kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Esrar, İlaç, Zehir
- Öncelik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Takaddüm; Pey Akçası
- Manda kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Camış, Su Sığırı
- Mesaha kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yüz Ölçümü
- İzlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eğlenmek, Gelmek, Görmek, Gözlemek, Gütmek, İncelemek, Koşmak, Kovalamak, Seyretmek, Takip Etmek, Tutmak
- Kargımak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlenmek, Lanet Etmek, Lanetlemek
- Toraman kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tombul, İri Yapılı, Genç İrisi
- Miras kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kalıt, Tereke
- Necabet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Soyluluk
- Astronot kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uzay Adamı
- Dünür kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dünürcü, Kuda, Elçi
- Çepeçevre kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Etrafını Alarak, Yüzük Kaşı, Fırdolayı
- Kımıldamayan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sakin
- Tahassun kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sığınma
- Mahremiyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gizlilik, Mahfilik
- Oditoryum kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dershane
- Fellah kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çiftçi
- Pıtrak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çok, Sık
- Meyus kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karamsar, Üzgün
- Kaynak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Asıl, Bulak, Göz, Hazine, Kaynama, Kök, Memba, Menşe, Pınar, Kaynarca
- Kaygılanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşünmek, Meraklanmak
- Hatırlamamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Unutmak
- Hikâye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öykü, Kıssa, Olay
- Hasretini Çekmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Özlemek
- Mütemmim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tümleç
- Gedikli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Daimi, Kıdemli, Sürel, Temelli
- Orospu Çocuğu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Haylaz, Hilekâr, Kalleş, Serseri
- Hasta kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sayrı, Kesel, Parasız, Pestil, Rahatsız, Züğürt
- Ödün kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Taviz, Ödünleme, İvaz, Tavizat
- Seğrimek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Seğirmek
- Tutarık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sara
- Kanuni kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yasal
- Şev kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bayır, Meyilli, Eğik
- Getirmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gelmek, İletmek, Sağlamak, Sürüklemek
- Çığır kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yol, Patika, İz, Keçiyolu, Meslek, Tarz
- Müfret kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tek, Bireysel, Teklik
- Çıkak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çıkıt, Mahreç; Boğumlanma Noktası
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü