Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Telek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yelek - Doğrudan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gerçekten, Hakikaten
- Asılsız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Soysuz, Uydurma
- Deşarj kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boşalma; Rahatlama
- Tekzip kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yalanlama, Düzeltme
- Hareket kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Akım, Davranış, Deprem, Devinim, Eylem, Faaliyet, Fiil, Tutum, Yürürlük, Devinme, Kımıldanma, Yola Çıkma
- Fay kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kırık
- Dilek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İstek, Arzu, Murat, Temenni, Talep, İrade, Rica
- Telfin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Takoz
- İtimat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Emniyet, Güven, Güvenç
- Utkulu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Muzaffer
- İlişki kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alışveriş, Bağ, Bağlantı, İlgi, İlişik, Münasebet, Rabıta, Temas, Alaka
- Karye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Köy
- Turşu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bitkin, Yorgun
- Maskaraya Koymak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eğlenmek
- İri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hantal, Koca, Kocaman, Yoğun, Büyük
- Görmez kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Görme Engelli
- Savaş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vuruş, Cenk, Harp, Kavga, Muharebe, Mücadele, Sefer, Uğraşma, Didişme
- Sınalga kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kamera
- Ezberden kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ezbere
- Çakır kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şarap
- İrticalen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doğaçlama, Bedaheten
- Selam kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Esenleme, Merhaba
- Telafi Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karşılamak
- Namuslu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doğru
- Lagar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çelimsiz, Zayıf
- Ani kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Birden, Kıpıl, Apansız, Birdenbire, Ansızın, Bir Anda
- Çekmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Almak, Asmak, Atmak, Dayanmak, Döşemek, Emmek, Germek, Giymek, İçmek, Kaldırmak, Katlanmak, Koymak, Öğütmek, Örtmek, Sarmak, Söylemek, Taşımak, Vurmak, Yollamak
- Boruçiçeği kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çan çiçeği; Tatula
- Mutedil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ilımlı, Ölçülü, Oranlı
- Hükümet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bakanlar Kurulu, Kabine
- Hücre kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Göze
- Yola Gitmeyen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geçimsiz
- Pazar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alışveriş, Piyasa
- Tesadüf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rastlama, Rast Gelme, Rastlantı, Rast Geliş
- Bozmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sakatlamak, Kırmak, Kötüleştirmek, Bozukluk Yapmak, Ufak Hâle Getirmek, Feshetmek, Hasat Toplamak, Becermek, Bırakmak, Bozdurmak, Haklamak, Yenmek, Yıkmak
- Slayt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Saydam
- Kudurgan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Azgın
- Talak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boşama, Boşanma
- Hazmetmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sindirmek, Dayanmak, Katlanmak, Sabretmek
- Üslupçu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Biçemci
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü