Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Utkulu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Muzaffer - İntaç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bitirme
- Tadım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zaika
- Mihenk Taşı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Denektaşı, Mihenk
- Akıllıca kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doğru, Makul, Mantıklı
- Bir Hayli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çok, Epey, Hayli
- Aptallık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Avarelik, Sefillik, Serserilik
- Mukayeseli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karşılaştırmalı
- Beş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlkokul
- Tren kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şimendifer, Katar
- Farksız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aynı, Ayrımsız
- Ödünleme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ödün
- Hilesiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Harbi
- Bir Kez kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bir
- Esnek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Elastiki
- Esrar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sırlar, Gizler; Duman, Keyif, Maden, Mal, Ot, Uyarıcı, Sarhoş Edici, Uyuşturucu Zehir
- Bürük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Duvak
- Çerenci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Farfara
- Erinç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Huzur, Rahat, Dirlik
- Montaj kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kurma, Kurgu, Takıştırma
- İlginç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Enteresan, Tuhaf, Garip, Meraklı
- Çakıl Taşı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çakıl
- Mikroplanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kirlenmek
- Çöp Tenekesi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Berbat, Kötü
- Tezayüt Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Artmak, Çoğalmak
- Şekvacı Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yakınmak
- Güdülenme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Motivasyon
- İbare kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sözce
- Geçim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anlaşma, Uyuşma, Maişet, Dolanma, Uyum
- Çalmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Almak, Aşırmak, Atmak, Benzemek, Biçmek, Çarpmak, Çelmek, Çırpmak, Götürmek, Kaldırmak, Oğurlamak, Süpürmek, Temizlemek, Tırtıklamak, Vurmak
- Şanjan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yanardöner
- Takıştırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Takmak, Kurmak, Montaj Yapmak
- Elemli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kederli
- Terbiye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Edep, Eğitim, Görgü
- Dertop kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bir Araya Getirilerek, Büzülerek
- Maktu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kesik, Kesin
- Titizlenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öfkelenmek
- Yöre kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Civar, Etraf, Mahal, Muhit, Ön, Taraf, Çevre, Dolay
- Meddücezir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gelgit
- Kangal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Halka
- Efsunkâr kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Büyüleyici, Büyülü, Sihirli
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü