Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Rengarenk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Renk Renk, Alacalı - Askeriye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ordu
- Mini kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Küçük, Ufak
- Zülüf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Perçem
- Vasıtalık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aracılık
- Seks kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cinsiyet
- Fasılasız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arasız, Aralıksız, Biteviye, Ayırmak, Bölmek, Çözmek
- Çiftçilik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ziraat
- Devrî kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Periyodik, Süreli
- Kayıp kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yitme, Yitim, Yitik, Zayi
- Boğum kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eklem, Mafsal
- Bulaşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kirlenmek, Sürülmek, Sirayet, Çatmak, Çıkmak, Girmek, Sataşmak, Sirayet Etmek, Sıvışmak
- Sigara kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çilim
- Sebzevat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sebze
- Uzayadamı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kozmonot, Astronot
- Pespaye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alçak, Aşağılık, Bayağı, Soysuz
- Diriltme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İhya
- Tahrir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yazma
- Analog kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Benzer, Eş
- Dokümanter kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Belgesel
- İncelik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayrıntı, Edep, Letafet, Nezaket, Zarafet
- Mistisizm kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gizemsellilik
- Hapishane kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cezaevi, Hapis, İçeri, Kafes, Mahpus, Tekke, Tutukevi, Dam
- Sema kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gökyüzü, Gök
- Organ kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kılgan, Aza, Uzuv
- Sarı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Solgun, Soluk
- Harç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Katışık, Mahlul, Masraf
- Dalgın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dikkatsiz, Gafil
- Büsbütün kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tamamen, Tamamıyla, İyiden İyiye, Sırf, Temelli, Hiç Eksiksiz Olarak, İyice
- Satır Arası kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İma
- Yöneltmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çevirmek, Vermek
- Yüz Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ismarlamak, Göçürmek, Havale Etmek
- İkilik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anlaşmazlık, Tefrika
- Yoğun kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kesif, Sıkışık, Kalabalık, Dolu, Ağır, Çok, Derin, İri, Kaba, Kalın, Koyu, Sıkı, Şişman, Tombul
- Duru kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Berrak, Temiz
- Gelişememiş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geri
- Merhem kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çare
- Tezayüt Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Artmak, Çoğalmak
- Yalan Danışma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Palavra
- Su kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ab
- Alevlenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Harlamak, Öfkelenmek
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü