Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Bakire kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Erden, Kız, Kızoğlan, Kızoğlankız - Zaruret kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mecburiyet, Zorunluluk, Sıkıntı, İhtiyaç, İcap, Yoksulluk
- İş Kadını kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İş Adamı
- Ganimet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Talan
- Sarkıntılık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sataşma, Tecavüz
- Asırlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yüzyıllık
- Adaptasyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uyarlama, Uyma
- Bazuka kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Roketatar
- Bitiştirmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kenetlemek
- Gebertmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öldürmek
- Yer kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mahal, Mekân, Orun, Alan, Arazi, Arsa, Arz, Belde, Bucak, Durum, Dünya, Görev, İz, Konum, Makam, Mevki, Mevzi, Nokta, Önem, Taraf, Ülke, Vaziyet, Yan, Zemin
- Azılı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Azgın, Yaramaz, Korkunç
- Balans kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Denge, Muvazene
- Tutuk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekingen, Durgun, Kapalı, Kesik, Sıkılgan, Tutuklu, Utangaç
- Değiştirilmiş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değişik
- Yeltemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kışkırtmak, Teşvik Etmek
- Yanlamasına kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yanlama
- İstismar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sömürme, Yararlanma
- Yıldırımlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Paratoner
- Faaliyetler kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ameliyat
- Velevki kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Velev
- İkrar Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kabul Etmek, Söylemek
- Velut kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doğurgan, Üretken, Barlı, Mahsullü, Verimli
- Bedreftar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geçimsiz
- Hizmet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Görev, İhtimam, İş, Özen, Kulluk, Tapu, Yumuş, İşlev, Bakım
- Siftah kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlk Kez Olarak
- Müstehase kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fosil
- Noksansız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tam, Eksiksiz
- İlam kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bildirme, Anlatma, Belgem
- Barhana kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kafile, Küçük Kervan, Göç, Göç Eşyası, Kullanışsız Konak
- Sarih kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Belgin, Belirgin, Açık, Aydın, Belli
- Takır Takır kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Takır Tukur
- İnsanoğlu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Beşer, İnsan
- Mücbir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zorlayıcı
- Tenhalaşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Issızlaşmak, Boşalmak
- Saf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arı, Katışıksız, Bön, Budala, Arı, Aydınlık, Dizi, Doğal, Grup, Halis, Has, Koşun, Masum, Öz, Sıra, Som, Tabii, Katıksız
- Yedirmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Beslemek, Karnını Doyurmak, Rüşvet Vermek
- Diyanet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dinişleri, Dinselcilik, Din, Din İşleri, Dindarlık
- Muhafız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Koruyucu, Sakınan
- Ziyan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zarar, Kayıp, Hasar, Hüsran, Zayiat
- Ertelenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kalmak
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü