Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Talebe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öğrenci, İrdemen - Tahtabiti kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tahtakurusu
- Kök Salmış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oturmuş
- Bağdaşık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Homojen, Mütecanis
- Zamin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kefil
- Evet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Beli, Efendim, Oldu, Olur, Peki, Tamam, Ya
- Vurdumduymaz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Umursamaz, Aldırmaz, Aldırışsız, Duygusuz, Duvar Yüzlü, İtinasız, Lakayıt, Anlayışsız, Kavrayışsız
- Mahdutlaştırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kısıtlamak, Sınırlamak
- Matriarkal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anaerkil
- Kibirlenme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tekebbür
- Vermek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayırmak, Bayılmak, Çevirmek, Dayamak, Görmek, Harcamak, Hasretmek, İletmek, Katmak, Lütfetmek, Ödemek, Satmak, Serpmek, Tespit Etmek, Uzatmak
- Yakacak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yakıt, Mahrukat, Karaçıban, Odun, Kömür
- Yılankavi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dolambaçlı
- Ülker kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Süreyya
- Çarpış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Darbe
- Gürültü Patırtı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gürültü, Kavga
- Gülle kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kumbara, Kurşun, Mermi, Top Mermisi
- Geçinmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anlaşmak, Dolanmak, Ölmek, Taslamak, Uzlaşmak, Yaşamak, Bağdaşmak, Uyuşmak
- Arı Teknesi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kovan
- Ilımlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İtidalli, Mutedil, Orta, Ölçülü, Temkinli, Veznin
- Sansüalist kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Duyumcu
- Filika kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cankurtaran Sandalı
- Yaba kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dirgen
- Kuvvetleştirme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tekit
- Füsun kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Büyü
- Biyoloji kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dirim Bilimi, Hayat İlmi
- Bilmeden kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ezbere, Kazara, Yanlışlıkla
- Şefkat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sevecenlik
- Konmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kalmak, Konulmak, Koyulmak, Salınmak
- Korumak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Önlemek, Bakmak, Beklemek, Esirgemek, Gözetmek, Gözlemek, Himaye Etmek, Kollamak, Müdafaa Etmek, Sakınmak, Saklamak, Savunmak
- Lektör kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Okutman
- Özenilmiş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Özenli, Mutena
- Çekimsenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaçınmak
- Yakışık Almak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yerinde Olmak, Uygun Düşmek
- İzam Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Abartmak
- Hazırlop kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Emeksiz
- Küfe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kıç
- Saplak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sap
- Dar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ensiz, Kıt, Elverişsiz, Zorlukla, Ancak, Az, Ev, Mahdut, Sıkı, Yetersiz, Yurt
- Düşünüş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mütalaa, Tefekkür
- Çecik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çivi, Halka
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü