Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Talebe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öğrenci, İrdemen - Yöndemci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Haydavcı, Sürücü, Şoför
- Sunu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arz, Takdim
- Ayrımsız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aynı
- Tehlikeli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağır, Ciddi, Korkulu, Kötü, Netameli
- Bari kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Keşke
- İflah Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzelmek
- Kornea kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Saydam Tabaka
- Yıldıramak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Parıldamak
- Zıngıldamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zangırdamak
- Raptetmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İliştirmek, Berkitmek, Tutturmak
- Faaliyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Etkinlik, Çalışma, Hareket, Canlılık, İcraat, Yürürlük, Çalışkanlık
- Kurun kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çağ
- Kampüs kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yerleşke
- Çabucacık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çabucak
- Niyet Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşünmek
- Cüda Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayırmak
- Rejisör kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yönetmen
- Nezaketsizlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kabalık
- Aha kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İşte
- Isıtmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kızdırmak
- Siga kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kip
- Derviş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fukara
- Cennetlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cennetmekân, Günahsız, İyi
- Yarbay kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaymakam
- Boyun Borcu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vecibe
- Derhatır Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hatırlamak
- Erken kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çabuk, Er
- Parlama kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Feveran
- Yalanlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tekzip Etmek, Reddetmek
- Yakışmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşmek, Gitmek, Kaldırmak, Yaraşmak
- Çeşme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pınar
- Terbiye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Edep, Eğitim, Görgü
- Büyükanne kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nine, Nene
- Nakletmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aktarmak, Göçürmek, İletmek
- Yetinmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Avunmak, Kalmak, Kani Olmak, Kanmak, Kifayetlenmek, İktifa Etmek
- Tabii Afet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doğal Yıkım, Felaket
- Seki Taşı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Parke Taşı
- Yüzük Oyunu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yüzük
- Humma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıtma, Ateşli Hastalık, Ateş, Göyük
- Cırttan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bodur
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü