Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Mahsuldar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Verimli - Mukaddime kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başlangıç, Ön Söz
- İnşa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yapı Kurma, Yapı Yapma, Kurma; Düz Yazı, Nesir
- Sınırdaş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hemhudut
- Yahu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hey, Bana Bak
- Yaşamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Durmak, Duymak, Geçinmek, Geçmek, Görmek, Hissetmek, Kalmak, Oturmak, Hayatta Olmak, Sürdürmek, Eğleşmek, Keyif Sürmek, Ömür Sürmek
- Maskara kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eğlendirici, Soytarı, Rastık, Hoş, Rimel, Sevimli, Rezil
- Uzgörür kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İhtisas
- Donanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bezenmek, Süslenmek, Tezyin Etmek
- Testi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bardak
- Zulüm kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eziyet, Kıyıcılık, Cefa, Haksızlık, Kıyınç
- Bina Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dayamak, Kurmak, Yapmak
- Başka kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Diğer, Ayrı, Değişik, Farklı, Özge, Öbür, Sair
- Kansızlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anemi
- Nekahet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Durgunluk, Sayrılık Ertesi, İyisellik, İyileşme Dönemi
- Kehle kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bit
- Abuklamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Saçmalamak
- Tırtıl kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çıkıntı, Girinti
- Saklayan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hafız
- Atıfet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağış, İhsan, Lütuf
- Ön Gün kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arife
- Sürme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Devam, İs, Sürgü, Sürme
- Müptelâ kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşkün, Bağımlı, Tutkun, Âşık, Manyak, Meraklı, Vurgun
- Genelleme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tamim
- Ağ kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı File, Örgü, Şebeke, Tor, Tuzak
- Olanaksızlaştırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İmkânsızlaştırmak
- Asa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değnek, Baston, Sopa
- Şığımak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pike Yapmak
- Seyran kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gezinme, Gezme
- Kimyager kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kimyacı, Nesnebilimci
- Mantinota kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Metres
- Şimendifer kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Katar, Tren, Demiryolu
- Müjde kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Muştu, Muştuluk
- Maruf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilinen, Belli, Meşhur
- Yara kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Acı, Cerahat, Dert, Üzüntü, Gedik, Yarık, Delik, Zede
- Kötülemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gammazlamak, Kesmek, Pislemek, Yamanlamak
- Kınama kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayıplama
- Dağlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yakmak
- Lot kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tutam
- Yönder kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mürşit
- Ağırlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıkıntı, Ağırbaşlılık, Salmak, Baskı, Etki, Kalın, Külfet, Rehavet, Sorumluluk, Takı, Tartı, Yük
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü