Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Sebep kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İllet, Menşe, Münasebet, Neden, Saik, Vesile, Gerekçe - Fasile kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Familya
- Möble kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mobilya
- Adına kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hesabına, Namına, Yerine
- Deneysel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tecrübi
- Bilmukabele kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karşılık Olarak, Ben de, Size de, Sizlere de
- Kutsal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mukaddes, Mübarek, Kutsi
- Tümce kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cümle
- Solist kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Solo Okuyan, Solocu
- Zamin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kefil
- Görüntü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hayal, Hayalet, Manzara, Sahne
- Ağıl kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hale, Ayla, Saya
- İstatistik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sayımlama
- Kaltaban kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şarlatan, Yalancı, Namussuz, Hileci
- Devlet Kuşu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Umulmadık Talih
- İmza Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İmzalamak
- Tebaalık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tabiiyet
- Yığılmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Birikmek, Kümelenmek, Toplanmak, Yıkılmak
- Üstü Kapalı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Belirsiz
- Pertavsız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Büyüteç
- Denemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bakmak, Sınamak, Tecrübe Etmek
- Röportaj kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Görüşüm, Mülakat, Söyleşi
- Harıl Harıl kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bol Bol
- Efsuncu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üfürükçü
- Begayet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aşırı
- Dizdar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kale Bekçisi
- Kondu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gecekondu
- Biyografi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hayat Hikâyesi, Öz Geçmiş, Tercümeihal, Tercüme-i Hâl, Hâl Tercümesi
- Dangalak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Avanak, Bön, Ahmak, Kalın Kafalı, Akılsız, Aptal, Düşüncesiz, Kaba
- Kullanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çalıştırmak, Yararlanmak, Almak, Değerlendirmek, Dökmek, Giymek, Harcamak, İçmek, İstismar Etmek, İşletmek, Sarf Etmek, Sömürmek, Takmak, Tutmak, Yönetmek
- Net kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Açık Seçik
- Şamandıra kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yüzertop
- Geçer kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sürümlü, Yürürlükte Bulunan, Sayılı, İleri Gelen, Makbul
- Çingene Ahtapotu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ur
- Rehberlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kılavuzluk
- Yüzmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Durmak, Soymak
- Çekiştirme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gıybet
- Bitik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dolaşık, Fena, Kötü, Yapışık
- Azalık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üyelik
- Hisar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Duvar, Küçük Kale, Kermen, Germen
- Belirtken kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Amblem, Logo
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü