Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Komut kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Buyruk, Emir - Taziye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başsağlığı
- Kervansaray kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Han
- Himayecilik Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kayırmak
- Sosyal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İçtimai, Toplumsal
- Hamletmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yormak
- Gaye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Amaç, Erek, Hedef, Maksat, Meram, Murat, Uğur, Yol, Ergi
- Çorak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Verimsiz, Kıraç, Kısır, Yoksul
- Ortaöğretim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Lise
- Debdebeli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Görkemli, Gösterişli
- Mülakat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Görüşme, Musahabe, Söyleşi, Buluşma, Kavuşma, Konuşma
- Açar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anahtar, Aperitif
- Vecih kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yüz, Çehre; Yol, Tarz
- Yakamoz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Parıltı
- İmece kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İmecilik
- Merbutiyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağlılık
- Fukaralık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yoksulluk, Güçsüzlük
- Güfte kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Söz
- Reklamcı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tanıtman
- Fazlalık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Artık, Artı, Bolluk
- Veronika kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tavşan Otu
- Sıvazlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Okşamak, Sıvamak
- Nişanlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Adaklı, Sözlü, Yavuklu
- Sadak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Okluk
- Nüans kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayrıntı, Fark
- Müstaceliyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İvedilik
- Ortak Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Katılmak
- Reşit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ergin, Yetişkin
- Radikal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kökten, Köklü, Kesin, Köktenci
- Fazla kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Artık, Çok, Lüks, Ziyade, Sık Sık
- Sırdaş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mahrem, Gizdeş, Sır Ortağı
- Ufalamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Küçültmek
- Ara Düzelten kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ara Bulucu
- Kampüs kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yerleşke
- Müşfik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sevecen
- Şaşaa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Görkem, Gösteriş, Tantana, Parlaklık, Parıltı
- Eğin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arka, Beden, Endam, Vücut, Sırt, Boy Bos
- Fecaat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Facia, Musibet
- Usanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bezmek, Bıkmak, Kanıksamak, Yılmak
- Şems kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güneş
- Pekaz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nadir, Ender
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü