Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Stil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üslup, Biçem, Tarz - Mebde kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Baş, Başlangıç, İlke, Kaynak, Kök
- Nitelikler kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Evsaf
- İlavesiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eksiz
- Bilhassa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Özellikle, Hele, Her Şeyden Önce, Başta, Özellikle, En Çok, Mahsus, Alelhusus, Hususiyle
- Çakır kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şarap
- Hissiselim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sağduyu
- Anneanne kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nine, Büyükanne
- Sahih kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sağlam, Doğru, Gerçek
- Cebren kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zorla
- Baraj kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bent, Büğet
- Loda kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Demet, Küme, Yığın
- Şoför kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sürücü, Haydavcı, Sürücü, Yöndemci, Kaptan
- Abur Cubur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boş, İşe Yaramayan, Faydasız, Yararsız
- Gelişme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnkişaf, Nema, Tekâmül, Neşvünema, Terakki, Evolüsyon
- Katiyen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hiçbir Zaman, Asla, Kesinlikle
- Kullanılmamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ölmek
- Dolanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dolaşmak, Geçinmek, Gezmek, Karışmak
- Sevme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Teveccüh
- Radikalist kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Köktenci
- Özenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İtina Etmek, Yeltenmek
- İhtiyar Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Katlanmak
- Farfara kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aceleci, Boşboğaz, Çerenci, Gürültücü, Yaygaracı, Övüngen
- Irgalanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sallanmak, Sarsılmak, Yalpalamak
- Birge kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Birlikte, Mutabık, Ortaklaşa
- Saye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gölge, Yardım
- Kadıncıl kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zampara
- Yeğlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Islah Etmek; Tercih Etmek
- Tınaz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yığın
- Aidatı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hile
- Bezirgân kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tüccar, Tecimen
- Ağrıtmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Acıtmak
- Kabadayılık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Caka
- İmdi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Artık, Şimdi
- Üstünlük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Galebe
- Sonuncu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nihai
- Diktacı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Buyrukçu
- Koridor kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aralık, Dehliz, Gezinti, Beçenek, Dar Geçit, Geçenek
- Velinimet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ana, Halaskâr, Hami, Havadar, Bağışçı
- Hazmetmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sindirmek, Dayanmak, Katlanmak, Sabretmek
- Tahammül kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dayanmak, Kaldırmak, Katlanmak, Sabır, Dözüm, Götürüm
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü