Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Baraj kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bent, Büğet - Aylamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Beklemek
- Özlenti kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hasret, Özlem
- Döngül kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hayvan
- Delicik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gözenek, Mesame
- Anıklamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hazırlamak
- Sürüm kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Revaç, Tedavül, Versiyon, Emisyon
- Sıhhi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sağlıksal, Sağlıklı
- Çeki kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıkıntı, Tartı, Üzüntü
- Vefat Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ölmek
- Menşe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başlangıç, Kaynak, Köken, Sebep, Yetişek, Kök
- Kafası Küflü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gerici
- Önad kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıfat
- Duygulanma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İhtisas, Kabarma
- Tek Parça kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yekpare
- Eseme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mantık
- Muhmel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kadife
- Foga kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ateş
- Dikkat Değer kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şayanı Dikkat
- Hüda kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tanrı, Allah, Çalap
- İşkence Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zulmetmek
- Değiştirme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tahrif, Tahrifat, Tebdil
- Anüs kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dışkılık, Şerç
- Çökertmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Göçürmek
- Tıkız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Berk, Katı, Muhkem, Sıkı, Tıknaz, Dolgun, Şişkin, Kalın, Yağlı, Yoğun
- Esindirmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlham Etmek
- Zayıflık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıskalık, Cılızlık, Arıklık, Çelimsizlik, Enezlik, Yetersizlik, Zaaf, Zafiyet
- Solgunlaşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Matlaşmak
- Vurgu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aksan
- Bekâr kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mücerret, Subay
- Gömüt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sin, Mezar, Metfen, Makber, Kabir
- Huzme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Demet, Işın Demeti
- Tezyifkâr kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Adi, Bayağı, Kötü
- İlk Kânun kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aralık
- Poz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Duruş, Çalım, Kurum, Süre
- Alıcı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müşteri, Almaç, Kamera
- Garez kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hınç, Kin, Düşmanlık
- Mahpus kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hapsedilmiş, Tutuklu, Hapis, Hapishane
- Mizaçsız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rahatsız
- Faziletli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Erdemli, Yüksek
- Fiyatlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pahalı
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü