Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Matriarkal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anaerkil - Durgunluk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nekahet, Sükûn, Sükûnet
- Bilahare kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sonra, Sonradan, Daha Sonra, Sonraları
- Kızılgül kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gül
- Okul kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mektep, Meslek
- Sorumlu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mesul, Cevapdih
- Eritmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yok Etmek
- Meşhur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Maruf, Tanınmış, Ünlü, Bilinen, Angın, Herkesçe Bilinen
- Müvezzi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dağıtıcı
- Hümayun kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kutlu, Mutlu
- Suna kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Erkek Ördek
- Dürtmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değmek, Dokunmak, Tahrik Etmek, Uyarmak
- Komisyoncu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arapaycı, Aracı, Simsar
- Laçın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Laçın
- Gıdasız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Besinsiz
- Sayışmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hesaplaşmak, Takas Etmek
- Sanatkâr kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sanatçı, Ehil, Mahir, Usta, Zanaatkâr
- Ati kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İstikbal, Gelecek
- Rahle kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dayak, Destek, Küçük Masa
- Özlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aramak, Darıkmak, Hasretini Çekmek, Sağınmak, Susamak
- Ahitname kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Antlaşma
- Rükû kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öne Doğru Eğilme, Namazda Elleri Dize Dayayıp Eğilme
- Sinirlendirmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Germek, Kızdırmak
- Çayır kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Otlak, Mera
- Viyadük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aşıt, Kuru Köprü
- Lep kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dudak, Kenar
- Rustai kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Köylü
- Azılı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Azgın, Yaramaz, Korkunç
- Birleşmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bütünleşmek, Uyuşmak, Kaynaşmak, Yaklaşmak, Kavuşmak
- Sakit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Susmuş, Müsterih, Sessiz, Sütliman
- Cebin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alın, Korkak, Yüz
- Mucitlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kılgıcılık
- Kalın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başlık, Dolgun, Kesif, Yoğun
- İmtihan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sınav, Sınama
- Alengirli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gösterişli, Yakışıklı
- Kalem Erbabı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yazar
- Örs kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zindan
- Tehir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Erteleme, Geciktirme, Gecikme
- Madde kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cisim, Unsur, Özdek, Öğe, Husus, Öz, Şey, Nesne
- Göğüs kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağır, Döş, Meme, Sadır, Sine
- Başkonsolos kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Büyükelçi
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü