Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Salon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dükkân, Mağaza, Konuk Odası - Çilekeş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mazlum
- Esrimek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gaşyolmak; Vecde Gelmek; Mest Olmak, Sarhoş Olmak
- Lokal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yerel, Sınırlı Bölge, Mahalli, Mevzii, Dernek Evi, Gece Kulübü
- Demincek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Demin
- Arzıhal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dilekçe
- Kargaşa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anarşi, Fitne, Şuriş, Kalabalık, Mahşer
- Çıvgın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Filiz
- Lirik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çoşkun
- Teeddüp kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Utanma
- Benefşe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Menekşe
- Nefis İzzeti kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İzzetinefis
- Durulmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sakinleşmek, Uslanmak, Yatışmak, Sükun Bulmak
- Ukmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anlamak, Düşünmek, Paykamak
- Acıklı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hazin, Trajik, Dramatik, Üzücü, Dokunaklı, Feci, Gussalı, Kederli
- Yaklaştırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tutmak
- Varlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mevcudiyet, Zenginlik, Servet, Hayat, Mal, Mülk, Ömür, Para, Sermaye, Üzeri, Vücut, Varsıllık, Variyet, Önemli, Yararlı, Değerli, Popülasyon
- Mutedil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ilımlı, Ölçülü, Oranlı
- Buzdağı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aysberg
- Personalizm kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kişiselcilik
- Enformasyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Salıklaşma, Salıklaşım, Bilişim, Haberleşme, Danışma, Tanıtma
- Çatışık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çelişik, Mütenakız
- Piyes kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oyun, Temaşa
- Tüydürmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aşırmak, Çalmak
- Sipariş Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ismarlamak
- Hoşgörüsüz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Katı
- Fars kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güldürü
- Gürültü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hengâme, Patırtı, Şamata
- Söylem kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İfade, Telaffuz, Tez
- Portör kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Taşıyıcı
- Eğmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bükmek
- Müdür kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yöneten, Yönetici, İdareci, Başöğretmen, Yönetmen
- Şüphelenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Huylanmak, İşkillenmek, Kuşkulanmak, Pirelenmek
- Aşlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zahire
- Delil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dayanak, Emare, Gerekçe, İp Ucu, Kanıt, Rehber, İz, Kılavuz
- Salkın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Serin
- Hikâye Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Söylemek
- Kanıtlama kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İspat
- Ortaokul kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rüştiye, Orta Mektep
- Kanuncu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kanuni
- Adam kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnsan, Erkek, Mert, Eş, Koca, Kişi, İnsanoğlu, Herif, Zat, Zevat
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü