Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Fars kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güldürü - Kimesne kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kimse
- Gebertmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öldürmek
- Aynalı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güzel, Yakışıklı
- Aktivite kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Etkinlik
- Cam kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İçki, Kadeh, Pencere, Şişe, Sırça
- Benlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kişilik, Şahsiyet, Kendilik, Gurur, Kibir
- Nişasta kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ket
- Taşın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nakliyat
- Gözlenilmeden kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kazara, Zıpçıktı
- Bahsetme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Temas
- Kesret kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bolluk, Çokluk
- Gine kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gene, Yine
- Efemine kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kadınsı
- Gayrı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Artık, Bundan Böyle, Başka, Diğer, Gayri
- Mazeret kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bahane, Özür, Gerekçe, Zorluk
- Şamil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kapsayan, Kaplayan
- Hafakan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıkıntı
- Bagaj kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yük
- Düze kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doz
- Şarj kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dolum, Yükleme
- Eğmeç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kavis
- Sömürme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İstismar
- Yıldırı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tedhiş
- Uzanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gitmek, Ulaşmak, Yetişmek
- Özbaşına kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Keyfi
- Laden kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sürme, Rastık
- Emir Subayı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yaver
- Uygulamalar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İcraat
- Astana kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eşik
- İmansızca kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnançsızca, Acımasızca
- Üzere kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gibi, Neredeyse
- Sprey kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Püskürteç
- Ziyan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zarar, Kayıp, Hasar, Hüsran, Zayiat
- Talik Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Asmak, Ertelemek
- Dâhilen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İçten
- Mızıka kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bando; Ağız Armonikası
- Altın Varak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Varak
- Sevmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gönül Vermek, Hoşlanmak; Okşamak
- Kampüs kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yerleşke
- Hak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Adalet, Doğru, Doğruluk, Gerçek, Hukuk, Kazanç, Kazı, Pay, Tüze
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü