Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Demincek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Demin - Paravana kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Paravan
- Kağnı Arabası kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kağnı
- Tartışma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Münakaşa
- Lağvedilmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaldırılmak; Geçersiz Kılınmak, Feshedilmek
- Doğu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gündoğusu, Şark, Maşrık
- Mefret kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Büyük, İri, Kocaman, Muazzam
- Sayrı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hasta
- Sitadiye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uzaklıkölçer
- Cumhurbaşkanı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Reisicumhur
- Muahharen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sonradan
- Terakkiperver kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlerici
- Hamel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Koç
- Özünlü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Deruni, Zati
- Kıyaslama kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mukayese, Karşılaştırma
- Seksiyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bölüm, Oturum
- Marazlanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hasta Olmak, Hastalanmak
- Defolmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yıkılmak, Savuşmak, Çekilip Gitmek
- Eprimek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnhilal Etmek; Bozulmak; Yumuşamak; Erimek
- Canlanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İyileşmek, Kendine Gelmek, Kıpırdanmak, Depreşmek
- Âdet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gelenek, Töre, Görenek, Alışkı
- Lalettayin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gelişigüzel, Rastgele, Sıradan
- Eksik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Az, Noksan, Sakat, Yarım, Yarım Yamalak, Natamam, Yetkinsiz, Kusurlu, Muallel
- Okkalı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Büyük, Ağır, Çok, Fazla, Hürmetli
- Sürdürümcü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Abone
- Arkalık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Semer
- Henüz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şimdi, Az Önce, Daha, Hâlâ, Yeni
- Çarkıt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bozuk, Eski, Sakat
- Hapşırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aksırmak
- Pertav kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Atılma, Sıçrama, Hız
- Görünme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cilve, Tebarüz, Tezahür
- Simya kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alşimi
- Üreme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tenasül
- Düzenli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Disiplinli, Düzgün, Tertipli, Derli Toplu, Kararlı, Manzum, Mazbut, Muntazam, Yerli Yerinde
- Sütbeyaz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Apak, Bembeyaz
- Ferahlanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rahatlamak
- Acılaşma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Acıma, Turşulaşma, Tüntleşme
- Ünalga kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Diktafon
- Software kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yazılım
- Yok kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilakis, Değil, Yasak
- Kadın Berberi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kuaför
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü