Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Salahiyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yetki - Soruşturmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Araştırmak
- Dolayı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çevre, Ötürü
- Önel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mehil, Mühlet
- Yaşam kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ömür, Hayat, Durmuş
- Literatür kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaynaklar, Yazın, Edebiyat, Kaynak
- Parfüm kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güzel Koku
- Kurs kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çörek, Ağırşak
- Abdest kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vuzu
- Mir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Amir, Baş, Bey, Emir, Başkan
- Ajan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Casus, Çaşıt, Temsilci
- Padişah kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hükümdar, Sultan, Han, Hakan, Hünkâr
- Kadir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değer, Güçlü, İtibar, Kıymet, Kudretli, Muktedir
- Hükümlü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mahkûm, Cezalı
- Boğazlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Obur, İştahlı, Pisboğaz
- Taksim Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bölmek, Bölüşmek
- Şuur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Akıl, Us, Bilinç
- Morg kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ölühane
- Tansık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mucize, Şaşırtıcı, Doğaüstü Olgu
- Frape kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Meşrubat
- Fırka kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tümen; Parti
- Uğraş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cenk, İş, Meslek, Meşguliyet, Mücadele
- Jeoloji kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yer Bilimi
- Tekin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boş, Rahat, Sakin; Soylu
- İllüzyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gözbağı, Yanılsama
- Çehre kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yüz, Sima, Görünüş, Kimlik, Suret, Somurtkanlık
- Balçık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çamur, Kil
- İskân kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yurtlanma, Yerleşme, Yerleştirme
- Şapalak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şamar, Tokat
- Veyahut kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Veya, Yahut
- Murabahacı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tefeci
- Duruşma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mahkeme, Murafaa
- Parsa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bahşiş
- Ziyalı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aydın, Aydınlık, Münevver
- Esvap kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Giysi, Giyecek, Elbise
- Septik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kuşkucu
- Ekinci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çiftçi, Rençper
- Çelebi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Efendi, Terbiyeli, Centilmen
- Egzotik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yabancıl
- Sağlığını Bozmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dokunmak
- Kabahatli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Suçlu
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü