Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Sahiplenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gözetmek, Korumak - Cennet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aden, Uçmak, Behişt, Uçmağ
- Çileli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıkıntılı
- Dudukuşu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Papağan
- Marj kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pay
- Vasi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Koruman, Kayyum, Emanetçi
- Çakı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cep Bıçağı
- Öbür kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başka, Diğer, Öteki, Özge
- Kesilme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kat
- Tekmelemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tepiklemek
- Şikâyetçi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sızlanan, Yakınmacı
- Andırma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çalım
- Üstenme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Taahhüt
- Kasılma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kuruluş
- Sağlanılmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gelmek
- Kül kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bütün, Tüm
- Tren kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şimendifer, Katar
- Koyu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Derin, Katı, Tok, Yoğun
- İnce Hastalık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Verem
- Engin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geniş, Vasi; Açık Deniz
- İlan Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yayımlamak
- Piston kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İtenek, Arka, İltimas, Kayırıcı
- Emek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çaba, Çalışma, Ceht, Himmet, İş, Mesai
- Döşek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yatak
- Kıyas kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karşılaştırma, Mukayese, Örnekseme, Oranlama
- Seyir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yürüyüş, Gidiş, İzleme, Temaşa, Piknik, Bakma, Eğlendirici
- Akıllanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uslanmak
- Türbülans kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Burgaç
- Becermek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bozmak, Uydurmak
- Saymaca kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İtibari
- Mortlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ölmek
- Vekâlet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bakmanlık, Vekillik, Bakanlık, Nazırlık, Yetkililik
- Varsaymak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilmek, Saymak, Tutmak
- Peyderpey kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dalbadal
- Topu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hepsi
- Aksiseda kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yankı
- Çığırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çağırmak, Seslenmek, Viyaklamak
- Temizleyici kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arıtıcı
- Şanjan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yanardöner
- Vurmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dövmek, Saplamak, Çarpmak, Aksetmek, Basmak, Çakmak, Çalmak, Çekmek, Çıkmak, Dayamak, Desteklemek, Dokunmak, Düşmek, Girmek, Güllelemek, İnmek, Koymak, Kurşunlamak, Öldürmek, Soymak, Takmak, Uygulamak, Yansımak, Yaralamak
- Vasıtalı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dolaylı
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü