Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Topu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hepsi - Muvafakat Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Onaylamak
- Kuma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eş, Günü, Ortak
- Parça kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bölüm, Devam, Kesim, Kıta, Tane, Kısım
- Huluskârlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İçtenlik
- Feci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Acıklı, Facialı, Musibetli, Trajik, Yürek Er Acısı
- Gömüt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sin, Mezar, Metfen, Makber, Kabir
- Danışmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Konuşmak, Müracaat Etmek, İstişare Etmek
- Mudi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yatırımcı
- Asma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Asılmış, Asılı, Üzüm Bitkisi, Menteşe, Asma kilit
- Murdarilik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Omurilik
- Kanaat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşünce, İnanç, Kanı, Kanıklık, Soğum, Yetinme, Doyum
- İttihat Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Birleşmek
- Etene kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Son, Eş, Döl Eşi, Meşime, Plasenta
- Mantıki kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mantıklı
- Şorolop kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yalan
- Sevi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aşk
- İletişim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bildirişim, Haberleşme, Komünikasyon, Muhabere, Ünsiyet
- Karavaş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kul, Cariye, Halayık
- Kılçıklı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çapraşık, Karışık
- Sonradan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilahare
- Mukavele kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Antlaşma, Kontrat, Sözleşme, Konuşuk
- İade Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaytarmak
- Talaz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dalga, Kasırga
- Fikrinden Taşınmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Caymak
- Gereklik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İcap, Lüzum
- Lojik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mantık, Mantıklı
- Hatun kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bayan, Eş, Hanım, Kadın, Zevce
- Bilcümle kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bütün, Hep, Kamu
- Kerki kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Keser
- Hisseli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Paylı
- Tebessüm Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gülümsemek
- Saloz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Salak
- Sonbahar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güz, Payiz
- Tapıncak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Put
- Tepeden İnme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şaşırtıcı
- Muhteris kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hırslı
- Çabuklaşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tezleşmek, İvedileşmek, Süratlenmek, Hızlanmak
- Müteaddit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Birçok
- İlişmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağlanmak, Değinmek, Değmek, Dokunmak, Karışmak, Müdahale Etmek
- Tartı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karar, Oran, Ölçü, Vezin, Çeki, Ağırlık
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü