Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Cennet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aden, Uçmak, Behişt, Uçmağ - İrkinti kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Korku, Tiksinti
- Sakitleşmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yatışmak
- Tartaklanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hırpalanmak
- Yön kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cihet, Cephe, Husus, İstikamet, Semt, Taraf, Veçhe, Yan
- Para Cüzdanı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çarık
- Ebat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boyut, Boyutlar, Mikyas, Ölçü
- Sıhhi İmdat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlk Yardım
- Libye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Börülce
- Solmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Atmak, Ölmek, Pörsümek
- Temsil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oyun, Söz Gelişi, Temaşa, Oruntama, Tiyatro Oyunu
- Ortasıklet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ortaağırlık
- Acıma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Merhamet, Rahim
- Azimet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gidiş
- Öze kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hassa, Özgü
- Akbaba kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İhtiyar
- İştah kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yeme İsteği; İstek, Arzu
- Nişangâh kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hedef, Bakıncak
- Dışsatım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İhracat
- Ahiret Yolculuğu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ölüm
- Yâren kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arkadaş, Yakın Dost
- Ankebut kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Örümcek
- Coşku kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cümbüş, Galeyan, Heyecan, Kasırga
- Etki Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Savmak
- Bekâret kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kızlık, Erdenlik, Saflık, Temizlik, Masumluk, Doğallık, Tazelik, Yenilik
- Merak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşkünlük, Heves, Kaygı, Tasa, Bilseme, Arzu
- Düz Yüzüne Demek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dobra Dobra Söylemek
- Önemlice kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ciddi
- Dayanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yaslanmak, Abanmak, Çullanmak, Çekmek, Dinmek, Durmak, Gelmek, Gitmek, Götürmek, Güvenmek, Hazmetmek, Sabretmek, Ulaşmak, Varmak, Yetişmek, İstinat Etmek, İptina Etmek, Mukavemet Etmek, Tahammül Etmek
- Dolanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dolaşmak, Geçinmek, Gezmek, Karışmak
- Menfur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İğrenç, Tiksindirici, Alçakça
- Vasıflandırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nitelemek
- Bilmece kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bulmaca, Muamma
- Allak Bullak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karmakarışık, Altüst Olmuş
- Üleşmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayırmak, Bölünmek, Bölüşmek, Paylaşmak
- Cin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Akıllı, zeki, Uyanık Kimse
- Hayın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hain
- Dokunca kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zarar
- Çekiştirmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geçmek
- Reçete kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çare, Nüsha, Yol, Yöntem
- Farsça kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Acemce
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü