Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
S�mestre ile ilgili kayıtlı bilgi bulunamadı! - Piyale kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kâse
- Muavenet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yardım
- Muallime kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öğretmen (Bayan), Bilimci
- Mükâfat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ödül, Prim, İkramiye
- Çağırma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Davet, Nida
- Prens kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tigin
- Demir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güçlü, Kuvvetli, Sert
- Özenti kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Taklit
- Tadat Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Saymak
- Kendince kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İçin
- Viyadük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aşıt, Kuru Köprü
- Vuraç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Raket
- Yükümlü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mükellef, Borçlu, Memur, Mükellefiyetli
- İktiza Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gerekmek
- Temelleşmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yerleşmek
- Çağrıcı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mübaşir
- Nan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ekmek
- Hercümerç Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karıştırmak
- Teşhir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gösterme, Sergileme, Dile Düşürme
- Slayt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Saydam
- İmansızlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnançsızlık, Acımasızlık
- Yeşermek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Patlamak
- Sevap kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doğru
- Teoloji kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dinbilim
- Yerli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Evcil, Taşınamayan, Otokton, İthal Olmayan
- Yetişme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gelme
- Pöçük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kuyruk
- Hasislik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pintilik, Eli sıkılık
- Cehennem Azabı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eziyet
- Zorlukla kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güç
- Temaşa Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bakmak, Seyretmek
- Menetmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kadağan Etmek, Yasaklamak
- Sahtekâr kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hileci, Düzmeci
- Gidermek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Almak, Aradan Kaldırmak, Bastırmak, Çıkarmak, Kesmek, Yok Etmek
- Konjonktivite kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Göz Yangısı
- Genlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bolluk, Refah
- Şifre kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gizim, Kod, İşaret
- Temel Taşı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dayanak, Esas
- Temkin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sakınım, Ağırbaşlılık, Sakınma
- Tuzak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hile, Ağ, Al, Komplo, Tele, Düzen
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü