Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
S�hulet ile ilgili kayıtlı bilgi bulunamadı! - Alüvyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Lığ
- Damıtıcı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İmbik
- Ondalık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aşar, Aşari
- Tavlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Semiz, Şişman
- Kombine kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Toplu
- Kereste kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kalas
- Buzdolabı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Soğutucu, Frijider, Buzlatka
- Belletmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öğretmek, Ezberletmek
- İzafiyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağlılık, Nispilik, Bağıntılılık, Görelilik, Rölativite
- Prosedür kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İzlek, İşlem, Yöntem
- Kaz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Budala
- Merhamet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Acıma
- Mesleksel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mesleki
- İnsafsız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vicdansız
- Nene kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anne, Babaanne, Büyükanne, Nine
- Ödün kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Taviz, Ödünleme, İvaz, Tavizat
- Kitapsaray kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kütüphane
- Kıyın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zulüm
- Haberdarlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İhtar, İkaz, Uyarı
- Mevzun kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzgün, Ölçülü
- Koyuverme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mola
- Tosbağa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaplumbağa
- Dursuz Duraksız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Durmadan
- Sanatkâr kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sanatçı, Ehil, Mahir, Usta, Zanaatkâr
- Bodur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tıknaz, Bacaksız, Bastıbacak, Bücür, Alçakboylu, Cırttan, Kısaboy
- Demeli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Demek Ki
- Darağacı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sehpa, İdam Sehpası
- İşporta kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sergi; Açıkta Yapılan Satış
- Komut kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Buyruk, Emir
- Müşavere kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İstişare
- Hazır Para kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nakit
- Harici kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dıştan, Yabancı, Dış
- İflas kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Batma, Batkı, Fiyasko
- Mortlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ölmek
- İstimzaç Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sormak
- Hırs kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Açgözlülük, Tamah, Ateş, Harislik, Hınç, Öfke, Soğumsuzluk, Aşırı Tutku, Kızgınlık
- Cengâver kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Savaşçı, Cenkçi, Savaşkan, Vuruşkan
- Süslenmiş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Süslü, Bezenmiş
- Fücceten kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ansızın
- Müteahhitlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yüklenicilik, Bağıtçılık
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü