Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Programlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kurmak - Mecruh kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yaralı
- İptal Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bozmak
- Laflamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Konuşmak, Sohbet Etmek
- Cildiye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Deri Hastalıkları, Dermatoloji
- Bilmukabele kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karşılık Olarak, Ben de, Size de, Sizlere de
- Buluşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karşılaşmak, Kavuşmak
- Evlat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oğul, Kız, Soy, Çocuk, Çocuklar, Döl, Yavru
- Kembağal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fakir, Fukara, Sefil, Yoksul, Züğürt
- Şefkat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sevecenlik
- Rüşvet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arpa, Alımsa
- Veznin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağır, Ağırbaşlı, Ciddi, Ilımlı, Oturaklı, Vakur
- Faik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üstün, Yüksek
- Yoğaltmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tüketmek, İstihlak Etmek
- Görme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müşahede
- Koruyuculuk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Himaye
- Cerahatlenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İrinlenmek
- Badana kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ahek
- İncelemeden kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ezbere
- Onarmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzeltmek, Tamir Etmek, Yapmak
- Olanak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İmkan, İmkân, Mümkünlük, Olabilirlik
- Aşağılamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hakaret Etmek, Tenezzül Etmek, Tezellül Etmek, Boyamak
- Taravetli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Körpe, Taze
- Hare kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Meviş, Meneviş, Dalgır
- Eğretileme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İstiare
- Alfabe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Abece, İmcelik, Yazı
- Acı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üzüntü, Izdırap, Istırap, Keder, Ağır, Ağrı, Ateş, Azar, Çığlık, Dağ, Dokunaklı, Elem, Eziyetli, Felaketli, Göbüt, Kaba, Keskin, Kırıcı, Kötü, Kubat, Meşakkatli, Yara, Zehir, Zehirli
- Ruşen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Parlak
- Şöhretsiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ünsüz
- Sırat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yol, Keçi Yolu
- Kaput kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bozuk, Kötü
- Atalar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ecdat
- Çentik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kertik, Nişan, Küçük Oyuk
- Nevroloji kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sinirbilim
- İşaretli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İmli
- Köklemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayarlamak
- Zarar Ederek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zararına
- Tavizkâr kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ödüncü
- Tay kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Denk, Eş, Eşit
- Fikri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşünsel
- Otama kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tedavi
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü