Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Pompalamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Körüklemek - Uç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağız, Had, Hudut, İbik, Sınır, Son, Ekstrem
- İç Oğlanı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Celep
- Levye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kanırtmaç
- Civelek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Neşeli, Sokulgan, Sevimli
- Tasarruf Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Artırmak, Tutmak
- Karşı Durma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Direniş
- İçe Dönük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kapalı, Karadinmez
- Karşıtlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zıddiyet, Mübayenet, Tezat, Zıtlık, Kontrast
- Çınlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tınlamak
- İtibar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Haysiyet, Kadir, Kredi, Onur, Ölçü, Rağbet, Saygınlık, Prestij
- Balkımak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zonklamak, Ağrımak, Sancımak, Parlamak, Parıldamak, Şimşek Çakmak, Dalgalanmak, Su Halkalanmak
- Arz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sunmak, Sunum, Bilgi Verme, Yeryüzü, Yerküre, Yer Yuvarlağı, Dünya, En, Maruzat, Yer
- Yıkık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Harap, Tufeyli, Viran, Ören
- Sızanak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sivilce
- İğdiş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aktalanmış
- Teşerrüf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Onurlanma, Şereflenme
- Behemehal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mutlaka, Her Durumda, Ne Olursa Olsun, Ne Yapıp Yapıp
- İttifak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uyuşma, Bağdaşma, Anlaşma, Bağlaşma, Birleşme, Oy Birliği
- Epeyice kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Epey
- Ürem kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Getiri, Faiz, Nema
- Yakasız Mintan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kefen
- İktisat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ekonomi, Tutum
- Metelik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zırnık
- Emektar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eski
- Kasmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kısaltmak
- Amut kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dikme, Dikey, Topuz
- Bilgicilik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Safsata, Sofizm, Safsatacılık
- Hare kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Meviş, Meneviş, Dalgır
- Giz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Peçe, Sır
- Virajsız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dönemeçsiz, Düz
- Flora kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bitkey
- Tekrir Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tekrarlamak
- Maşeri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Toplumsal
- İstikrar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Denge, Karar Tutma, Sabitlik, Kararlılık
- Düzenci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çakal, Düzenbaz, Oyunbaz, Oyuncu, Hileci
- Elulağı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yardımcı, Yamak
- Seccade kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Namazlık
- Buruk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Büklüm, Diş Kamaştırıcı, Tosun, Fazla Kekre, Tadı Kekre Olan
- Kesat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Seyrek, Durgunluk, Yokluk, Kıtlık
- Yavuz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sert, Yaman, Çetin, Fena, Güçlü, Gürbüz, Güzel, İyi, Kötü, Pek Sert, Kıyak
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü