Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Outsider kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dışpaydaş - Ağız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dudak, Gaga, Kavşak, Kenar, Uç
- Çiroz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çelimsiz
- Tavzih kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Açıklama
- İşaret kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İz, Alamet, Bel, Belirti, Damga, Delalet, En, Eser, Gösterge, İm, Koku, Nişan, Anlamlı İz
- Sırnaşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ekşimek, Kır Sakız Olmak
- Ezgi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gidiş, Haz, Melodi, Nağme, Sıkıntı, Şarkı, Tarz, Tempo, Terane, Üzüntü, Yol, Lahin
- Nanıaziz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ekmek
- İçtima kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Toplum, İclas, Toplantı
- Mantar Hastalığı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mantar
- Polat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çelik
- Elan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Daha, Hâlâ, Henüz, Şimdi, Şimdiki Durumda, Şu Anda, Daha
- Mütehammil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dayanıklı
- Senlibenli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Samimi
- Ateş Parçası kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Becerikli, Canlı
- Ayyarlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dolandırıcılık
- Kanca kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karmak
- Seferberlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İş Birliği
- Hır kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kavga, Dalaş
- Çabalamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ceht Etmek, Gayret Etmek, Çalışmak, Uğraşmak, Debelenmek, Yanmak
- Parkur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yarış Yolu
- Aynı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eş, Benzer, Özdeş, Tıpkı, Özdeşi, Eşiti, Bir, Nüsha
- Tanış Olma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tanışma
- Afsunlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Büyülemek
- Tekrir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yineleme
- Duygun kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Duygulu, Hassas
- Yobaz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağnaz, Kaba Sofu
- Onur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şeref, Haysiyet, İzzetinefis, Öz Saygı, İtibar
- Yöresel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mahalli, Mevzii, Yerel, Lokal
- Altıntop kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Greyfurt
- Dişisel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şuh
- Forslu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güçlü
- Yönetici kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İdareci, Yöneten Kişi, Menajer, Rehber
- Karınmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çiftleşmek
- Seviyesiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzeysiz, Bayağı
- Boşaltmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bırakmak, Tahliye Etmek, Dökmek, Aktarmak, Açmak, Çıkarmak, Kotarmak, Kusmak
- Garnizon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alay
- Müeyyide kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ceza, Yaptırım
- Bâtın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İç, İç Yüz, İç Öz, Gizli, Görünmeyen
- Boyun kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dal, Sorumluluk, Üzeri
- Bekleyivermek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Beklemek
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü