Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Mukataa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kesim - Nehir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Irmak
- Bırakmamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tutmak
- Panel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Açıkoturum
- Aynalı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güzel, Yakışıklı
- Bandırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Banmak
- Dehlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kovmak
- Suiistifade kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Suistimal
- Encümen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kurul, Komisyon, Yarkurul, Komite
- Abuk Subuk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anlamsız, Saçma Sapan, Boş (Söz), Herze, Abuk Sabuk
- Hantal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Abullabut, İri, Kaba, Kocaman, Yavaş
- Samanyolu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kehkeşan
- Örtmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Almak, Atmak, Basmak, Bürümek, Çekmek, Gizlemek, Kapamak, Kaplamak, Saklamak, Sarmak
- İntihap kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Seçim, Seçme
- Karıkmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bocalamak
- Çukur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mezar, Çökük
- Şirin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aziz, Hoş, Melahatli, Sevimli, Tatlı, Cana Yakın
- Sentez kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bileşim
- Yamaç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yan, Bayır, Huzur, Kat, Ön, Yakın
- Gözü Sulu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gevrek, Nazik Yürekli
- Söz Misali kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Söz Gelişi
- Jen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gen
- Kadın Berberi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kuaför
- İdrak Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Algılamak, Anlamak, Erişmek, Kavramak, Ulaşmak
- Yönetmelik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Talimat
- Karasinek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cibin
- Dökmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Akıtmak, Açıklamak, Açığa Vurmak, Bırakmak, Boşaltmak, Düşürmek, Harcamak, İfşa Etmek, Kullanmak, Ödemek, Saçmak, Salmak, Sarf Etmek, Serpmek, Söylemek, Taşımak, Yakmak
- Manastır kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Keşiş Yurdu
- Halel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bozma, Bozukluk
- Belirlenmiş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Muayyen
- Icığı Cıcığı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hepsi
- Düğü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pirinç
- Darağacı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sehpa, İdam Sehpası
- İfliç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Felç
- Mes kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bakır
- Bakış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nazar, Göz
- Simsarlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aracılık
- Şalter kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anahtar, Gişe, Çevirgeç
- Açığa Vurmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dökmek, İfşa Etmek
- Göçmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çökmek, Oturmak, Ölmek, Taşınmak, Yıkılmak
- Satürn kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sekendiz, Zühal
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü